Suyun önemini bu yazımızı okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız.

Su nedir?
Hidrojen ve oksijenden oluşan bir sıvı olan su havadan sonra hayat için en gerekli maddedir. Canlıların vücudunun yaklaşık % 55 - 70’i sudan oluşur. Yemek yemeden haftalarca yaşamak mümkün olduğu halde su içmeden ancak birkaç gün yaşanabilir. İnsan vücudu sağlıklı kalmak ve yeterli kan hacmini sağlamak için suya ihtiyaç duyar. Bu özelliklerinden dolayı su “gizli besin” olarak adlandırılır.
Suyun Hayatımızda Ki Önemi?
Günlük su ihtiyacı
Vücut susuz kaldığını susama hissi ile belli eder. Fakat susama hissedildiğinde zaten vücut susuz kalmıştır, dolayısıyla susamayı beklemeden su içmek sağlıklı yaşam için zorunludur.
Erişkin, sağlıklı bir insanın günde iki litre (yaklaşık 8 bardak) su içmesi gerekir. İçme suyu vücut için en faydalı sıvı olduğu halde şeker ilave edilmemiş meyve suları, süt, çorba ve bitkisel çaylar da günlük sıvı ihtiyacını karşılayabilir.

Meyve, sebze ve diğer gıda maddeleri ile de vücudumuza önemli miktarda su girer. Şekerli içecekler su emilimini azalttıkları için suyun yerini tam olarak tutamazlar. Kahve, çay ve alkollü maddeler ise vücuttan su atılımını artırdıkları için susuzluğa sebep olurlar. Çay ve kahvenin bir bardağı ancak yarım bardak suya eşdeğerdir.

Lifli ve posalı yiyecekler, tuzlu gıdalar, et ve diğer proteinli besinlerin tüketimi artığında içilen su miktarının da artırılması gerekir, çünkü bu maddeler suyu bağlarlar.
Vücut ısısının yükselmesi veya vücuttan su kaybının arttığı durumlarda da günlük su alımının artırılmasını gerektirir. Dolayısı ile ateşli hastalıklarda, ishal ve kusma ile seyreden hastalıklarda, vücuttan su atılımını artıran ilaçlar kullanıldığında kaybedilen sıvı ile orantılı olarak fazla su içilmesi gerekir. Ateş yükselmesinde vücut ısısının her bir derece artışı için günde 50 - 75 ml daha su içmek gerekir.

Ağızdan alınan suyun yararları
Su yemeklerin sindirim ve emilimi, kasların kasılabilmesi, vücut hücrelerine oksijen ve besin maddeleri taşınması, vücudun atık maddelerden arındırılması ve vücut ısı dengesinin sağlanması için gereklidir. Ayrıca kabızlığın önlenmesi, derinin nemliliğinin korunması, vücutta biriken fazla yağların atılması, vücutta su birikiminin önlenmesi için de her gün yeterli su içmek gerekir. 
Zayıflama diyeti uygulayanların bolca su içmesi hem yağların ve diğer metabolizma atıklarının vücuttan uzaklaşmasını sağlar, hem de tokluk hissi yaratır.  Bazen susuzluk hissini açlık hissiyle karıştırabiliriz ve aslında su içerek bastırılabilecek bir hisle gereksiz yere yemek yeriz. Gün boyu sık sık su yudumlamak bu gibi algılama yanılgılarını önler.

Fazla su içmenin zararları:
Normal şartlarda sağlıklı bir insanın içtiği makul ölçülerdeki fazla suyun bir zararı olmaz. İhtiyaçtan fazla su içilse bile vücuttaki hayati maddelerinin dışarı atılması söz konusu değildir. Fakat uzun süre aşırı su içildiğinde vücudun su/tuz dengesi bozulur ve ciddi sorunlar meydana gelir. Aşırı su içenlerde vücuttan idrarla atılan su miktarını ayarlayan vazopresin adı verilen hormon da baskılanabildiği için bir hastalık tablosu meydana gelir. Aşırı su alımı ile hücrelerin içinde bulunan tuz dışarı çıkar. Bu durumdan en çok beyin hücreleri etkilenir ve beyinde hasar gelişir.

Yaz aylarında su kaybı
Normal bir günde vücudumuz her gün iki litreye yakın su kaybeder. Solunumla buhar şeklinde 240 ml, normal terleme ile 120 ml, dışkılama ile 120 ml kadar su kaybedilir. Kalan miktar ise idrarla kaybedilir. Eğer su alımı yetersiz ise kişi seyrek, az miktarda ve koyu renkli idrar çıkarır. Çıkarılan idrarın açık renkli olması vücudun ihtiyacı olduğu kadar suyu alabildiğinin bir göstergesidir. 
Sıcak günlerde veya yoğun bir egzersizden sonra terleme ile vücudun su kaybı artar. Kaybedilen su ile orantılı olarak günlük içilecek su miktarının üç hatta dört litreye çıkarılması gerekir.  Ortama ve kişiye göre su ihtiyacı değişeceği için susama hissi ve çıkarılan idrarın rengine göre içilecek su miktarı ayarlanmalıdır.

Kuru ciltlerin nemlendirilmesi
Cilt kuruluğunun birçok nedeni olmakla beraber hepsinin ortak noktası susuzluktur. Vücutta su eksikliği varsa, deri hücreleri de ihtiyaçları olan suyu alamazlar ve kuru cilt tablosu ortaya çıkar. Yeterli su içmek cilt hücrelerinin de sağlıklı olması için de gereklidir. Ayrıca haricen sürülen su bazlı kremler cildin yeterli neme kavuşmasını sağlar. Çok kuru ciltli kişilerin ise yağ oranı yüksek kremler kullanarak cildin nemini kaybetmesini önlemeleri gerekir. Yıkandıktan hemen sonra, cilt henüz nemli iken krem sürmek için en uygun zamandır. Kuru ve klimalı ortamlarda havadaki nem oranının düşmesi ciltte nem kaybına neden olur. Bulunulan ortamın nemlendirilmesi de cilt kuruluğunun önlenmesi için gereklidir. 

İçme ve kullanma suyunun kalitesindeki bozulmalar çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bu yüzden içme suyunun belirli özelliklere sahip olması gerekiyor; 

- Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.
- Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.
- Sularda fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.
- Yeterli derecede yumuşak olmalıdır.
- Hidrojen sülfür, demir ve mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.
- Suda sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulunmamalıdır. Bazı kimyasal maddeler zehirli etki yapabilir; arsenik, kadmiyum, krom, selenyum, kurşun, cıva gibi. Bunun yanında baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür gibi maddeler sınır değerlerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddelerdir.
-- sponsor içerik --

---