Nedirkibu

Instagram TBT Nedir, TBT Ne Demek?

Instagram TBT Nedir, TBT Ne Demek?

TBT, instagram'da kullanılan en popüler etikettir. Hashtag'in yanına #TBT yazılarak paylaşılan etiket Instagram kullanıcılarının vazgeçilmezleri arasındadır. Açılım olarak İngilizce 'Throw Back Thursday' anlamına gelmektedir. Türkçe olarak ifade edersek 'Perşembe gününden bir kesit' anlamına gelir. Eğer fazla beğeni almak veya takipçi arttırmak istiyorsanız bu Etiket ile dikkat çekebilirsiniz.

TBT, başta Instagram olmak üzere hepimizin sürekli karşılaştığı ve kullandığı bir etiket. Peki daha önce hiç, bu etiketin anlamını merak ettiniz mi?

TBT NE DEMEK?

Bu etiketin anlamı 'Throw Back Thursday' demektir. Yani geçtiğimiz Perşembe günü gibi bir anlama geliyor. Ancak kullanım amacı tam olarak anlamı ile uyuşmuyor. Hatta bu etiketi kullananlar TBT'nin anlamını bile bilmiyorlar.

TBT İLK NE ZAMAN KULLANILDI?

2012'de ilk kez popüler bir dergi hesabından paylaşılan bu etiket, zamanla dergiden daha popüler oldu. Pek çok kullanıcı ve ünlü isim tarafından vazgeçilmez bir etiket haline geldi. Şuan ise bu etiket paylaşılan fotoğrafın bugüne değil de daha önceki bir zamana ait olduğunu belirtmek için kullanılıyor. Eğer bu etiketi ilk gördüğünüzde derin bir anlam aradıysanız maalesef ki yanıldınız.

İnstagram ile ilgili en çok merak edilen konulardan biriside Dm Nedir? veya Dm Nasıl atılır? yazımızla ilgili İnstagramda Dm Nasıl Atılır? Resimli Anlatım! yazımızı okuyabilirsiniz.

İNSTAGRAM HAKKINDA

Facebook'un patronu Mark Zuckerberg, geçtiğimiz yıllarda Instagram'ı satın alarak büyük bir yatırıma daha imza atmıştı. O günden sonra popüler sosyal medya platformunda birçok yenilik görülmeye başladı. Bu yeniliklerden en önemlisi ise 'Story' oldu. Kişiler anlık durumlarını tıpkı Snapchat'te olduğu gibi resimli olarak paylaşmaya başladı. Bu özellikler ile birlikte Instagram'ın kullanıcısında büyük artış yaşandı. 
-- sponsor içerik --

---

Kıyafetlerdeki Lekeleri Çıkartmak İçin Bitkisel Tavsiyeler


Biz boşuna demiyoruz 'çare mutfak' diye. Birçok şeyin çözümünü kendi mutfağımızda sağlayabiliyoruz. Şimdi de çamaşırlara el atacağız.

Beyaz kıyafetlerden yemek lekelerini çıkarmak bir hayli zordur. Çamaşırları üst üste yıkadıkça bu sefer hem kumaşı yıpranır hem de rengi solar. Üstüne bir de o leke orda soluk soluk bize bakar. Tonla para verip uğraşmak yerine doğanın şifalı gıdalarından faydalanacağız.

Bu 3 ipucunu uyguladıktan sonra çıkmayan zorlu leke diye bir şey kalmayacak arkadaşlar! Bize güvenin... Üstelik bu yöntemlerin hiçbiri kimyasal içermiyor.

Temizlikte Karbonat yöntemi


Yapmamız gereken şey 4 litre suyu ve 1 bardak karbonatı karıştırmak. Karışıma çamaşırlarınızı yatırın. 20 dakika içerisinde beyazlarınız kar gibi ışıldayacak. Sonuç gerçekten şaşırtıcı.

Temizlikte Limon ve sirke yöntemi

Mükemmel bir leke çıkarıcı daha... Bir miktar limon suyu ve beyaz sirkeyi deterjanınıza ilave edin. Karışımın kokusu biraz rahatsız edici olabilir ancak buna takılmayın. Bu noktada yumuşatıcının kokusu devreye girecektir. Karışımı hazırladıktan sonra normal bir şekilde çamaşırları yıkayabilirsiniz.

Temizlikte Aspirin yöntemi

Bir kova suya 6 adet aspirin atın. Aspirinleri ezip suya katmak daha iyi olacaktır. Karbonat yönteminde olduğu gibi çamaşırları karışıma yatırın ve 15 dakika bekletin. Ardından çamaşırları detarjanla normal bir şekilde yıkayın. Lekelerin yok olduğuna şahit olacaksınız.

-- sponsor içerik --

---

Sabahları Yoğurtla Yendiğinde Akciğerleri Temizliyor...

Sabahları Yoğurtla Yendiğinde Akciğerleri Temizliyor...

Kalsiyum, potasyum gibi mineraller açısından oldukça zengin bir besin türü olan keçiboynuzunun faydalarını duyduğunuzda çok şaşıracaksınız. Günlük beslenme rutinlerinize eklemeniz gereken keçiboynuzunun faydaları neler, gelin birlikte göz atalım.

İçerdiği besin değerleri açısından oldukça zengin bir yiyecek türü olan keçiboynuzunu süt ile birlikte tükettiğinizde faydalarına inanamayacaksınız. İnsan vücudunun gereksinim duyduğu değerleri içermesi ile ilgi çekici bir besine dönüşen keçiboynuzun faydalarını sizler için derledik, işte o maddeler…

Kemikleri güçlendirir

Keçiboynuzunun faydaları arasında kemikleri güçlendirmesi ilk sıralarda yer alıyor. Kadınlarda ileri yaşlarda görülen kemik erimesini önleyen keçiboynuzu içerdiği yoğun kalsiyum içeriği ile de çocuklarda kemikleri güçlendirici bir etkiye sahip.

Öksürüğe iyi gelir

Balgam söktürücü özelliği ile dikkat çeken keçiboynuzunu süt ile birlikte tüketerek öksürük sorunundan kısa sürede kurtulabilirsiniz.

Kabızlığı önler

Keçiboynuzunun içerdiği besin değerleri arasında yer alan posa kabızlığı önlemesinin yanı sıra sindirim sistemini düzenleyici etkisi ile de dikkat çekiyor.

Kan kolesterolünü kontrol eder

Yapılana araştırmalara göre kan kolesterolünü dengeleyici bir etkiye sahip olan keçiboynuzu 2 ay boyunca süt, su ve yoğurt ile birlikte tüketildiğinde kan kolesterol değerlerini normale indiriyor.

Akciğerleri temizliyor

Özellikle sigara içenler için oldukça etkili bir yiyecek olan keçiboynuzu sigaranın verdiği hasarı temizliyor. Akciğerleri güçlendiren keçiboynuzu özütünü her sabah aç karnına yoğurtla karıştırıp tüketebilirsiniz.

Kaynak:https://www.mynet.com/yogurtla-tuketildiginde-akcigerleri-temizliyor-1175634-myyemek
-- sponsor içerik --

---

Kombi Bakımı Nasıl Yapılır? Kombi Temizliği Nasıl Yapılır?

Kombi Bakımı Nasıl Yapılır?

Kış aylarının yaklaşması ile birlikte kaloriferle ısınan ev ve iş yerlerinde kombi bakımı telaşı başladı. Senelik bakımı yapılan kombi daha verimli ve güvenli çalışacaktır.

Kullanmaya başlamadan önce ve sezon sonunda olmak üzere yılda iki kere kombi bakımı yapılması gerekir. Periyodik bakımı yapılan kombi daha verimli ve sorunsuz çalışır.

Kombi bakımı yetki belgesi olan yetkili kişiler tarafından yapılmalıdır. Kombi bakımı için gelen yetkili öncelikle kombini durumu hakkında bilgi verir. Arından bakım ya da onarım aşamasına geçilir.

Kombi Bakımı Nasıl Yapılır?
  • Kombi cihazının sıcak su ve kalorifer yanma durumu kontrol edilir.
  • Kombi cihazının su sızdırmazlık kontrolü yapılır.
  • Kombi cihazı tozlanma kontrolü yapılır ve gerekirse temizlenir.
  • Kombi cihazının yanma odası brülörü temizlenir.
  • Kombi içerisinde ki elektrik ve elektronik bağlantıların kontrolü yapılır.
  • Kombi baca Fanı kontrol edilir ve temizlenir.
  • Genleşme Tankı Kontrol edilir ve bar basınç seviyesi ayarlanır.
  • Kombi kalorifer dönüş hattı pislik tutucu filtresi temizlenir.
  • Eski tip Bacalı ve yeni teknoloji yoğuşmalı kombilerde cihaz farklılığından dolayı ek olarak yapılan işlemler.
  • Bacalı kombilerde baca limit sensörü kontrol edilir.
  • Bacalı kombilerde bacanın çekiş durumu kontrol edilir.
  • Yoğuşmalı kombilerde yoğuşma su haznesi temizliği yapılır.
  • Yoğuşmalı kombilerde lalorifer gidiş hattı yönündeki çamur ayrıştırıcı filtre temizlenir.
Kombi Bakımı Nasıl Yapılır Video İzle



Elektrikli Kombi Bakımı Nasıl Yapılır

İlk olarak rezistans bakımı yapılır. Bunun için öncelikle güvenlik şalteri indirilir. Ardından dış kapak açılarak kombini suyu tahliye edilir. Akan su bulanık değilse bir sorun yoktur. Bir sonraki aşamada rezistansın kireçlenip kireçlenmediği kontrol edilir. Eğer kireçliyse kireç sökücü ile müdahale edilir. Sonra ısı yalıtım ünitesinin bakımı yapılır. Su pompası kontrol edilerek biriken kir temizlenir. Son olarak dijital kontrol ünitesinin bakımı yapılır.

Yoğuşmalı Kombi Bakımı Nasıl Yapılır

Tüm kombilerde yapılan bakımın yanı sıra yoğuşmalı kombi için birkaç özel işlem daha yapılır. Kombinin sızdırmazlığı kontrol edilir. Tozları temizlenir. Sıcak su girişleri ve ısıtma kontrolü yapılır. Gaz ayarı düzenlenir. Kart sistemi ve elektronik kısımlar kontrol edilir. Gaz kesme modülünün kontrolü yapılır. Kalorifer ısı dönüşümü kontrol edilir. Filtre temizliği yapılır. Yoğuşmalı kombilerde ise yoğuşma su kabı temizlenerek kalorifer gidiş hattı çamur temizliği yapılır.

Yılda iki kere bakımı yapılan kombi hem daha verimli çalışacak hem de güvenli şekilde kullanılabilecektir. Kombi bakımı yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

-- sponsor içerik --

---

Çocuklarınızı Bu Oyundan Uzak Tutun!

Momo Oyunu Nedir

Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan ve birçok insanın ölümünden sorumlu olan “Mavi Balina” ve “Mariam” oyunlarından sonra şimdi de “Momo” adlı oyuna karşı uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Doç. Dr. Hatice Demirbaş, "Sanal zorbalık içeren Momo oyunu özellikle küçük yaştaki çocukları hedef alıyor. Bir çeşit hipnotik yönlendirme söz konusu” dedi. Oyunun bazı kullanıcıları intihara bile sürüklediği biliniyor.

Milliyet'ten Mert İnan'ın haberine göre Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Demirbaş ile Adli Bilimciler Derneği Adli Psikoloji Komisyon Başkanı Prof.Dr. Hamit Hancı “Momo” oyununun siber zorbalık oyunu olduğuna dikkat çekerek güvenlik güçlerini ve aileleri önlem almaları konusunda uyardı.


"HİPNOTİK YÖNLENDİRME"
Doç. Dr. Hatice Demirbaş, gerek “Mavi Balina” gerekse “Momo” türü oyunlara katılanlarda depresyon, kaygı bozuklukları yanı sıra davranış sorunları ve suça eğilim ortaya çıktığını belirterek, “Sanal zorbalık içeren Momo oyunu özellikle küçük yaştaki çocukları hedef alıyor. Ergenlik öncesi çocukların bilişsel gelişimleri henüz tamamlanmadığı için bu tür oyunların zorbalıkları karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri gibi korkup, verilen yönlendirmelere uyuyor ve karşısındaki kişi ne söylerse yerine getiriyor. Bir çeşit hipnotik yönlendirme söz konusu” dedi.

"BİLGİSAYAR VE CEP TELEFONU KULLANIMINDA SINIRLAMA GETİRİLMELİ"
Meksika siber suçlar polisinin, Twitter üzerinden ülke vatandaşlarını Momo oyununa katılmama konusunda uyarı yayımladığını söyleyen Prof. Dr. Hamit Hancı ise, “İspanya polisi de konu ile ilgili olarak sosyal medya kanalları üzerinden gelecek garip, tuhaf oyun davetlerini görmezden gelme konusunda uyarıda bulunuyor. Ülkemizde de ne yazık ki bu tür oyunlar medyanın ilgisini çekiyor. Özellikle çocuklarının bilgisayar ve cep telefonu kullanımında kontrolün yanı sıra sınırlama getirilmeli. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi de diğer ülkelerde olduğu gibi toplumu zaman zaman bu ve benzeri oyunlardan haberdar ederek bilgilendirmesi, farkındalık kazandırması yararlı olur” diye konuştu.

Özel efekt şirketi Link Company tarafından yaratılan Momo profili, genç ve gözleri büyük, uzun saçlı, kuş bacaklı, korkunç yüzlü, ürpertici bir kadın figürünü andırıyor. Japonya’daki Vanilla Müzesi’nde 2016 yılındaki sergilenen “kuş kadın heykeli”nden esinlenen Momo karakteri, birçok kişinin sosyal medya hesapları ile Instagram üzerinden yayıldı.


TEHDİT EDİYORLAR
Oyun ilk olarak Latin Amerika’da ortaya çıktı. Oyun ile kullanıcıların akıllı telefonlardaki kişisel verilerin gizliliği tehlikeye girerken, sanal ortamda kişisel bilgilere ulaşan oyun yöneticileri, kişisel verileri çaldığı, kullanıcıyı verilerini internet ortamına yaymakla tehdit ve taciz ettiği, insanlardan zorla para elde ettiği, şiddet öven bir dil kullanıldığı ve bazı vakaları intihara bile sürüklediği biliniyor. Arjantin’in başkenti Buenos Aires yakınlarında ölü olarak bulunan 12 yaşındaki genç kızın da Momo’yu oynadığı tespit edilmişti. İntihar eden 12 yaşındaki kızın, ölüme giden her faaliyeti kaydettiği belirtliyor.
-- sponsor içerik --

---

Yumurta Kabukları İle Diş Çürüğü Tedavisi

Yumurta Kabukları İle Diş Çürüğü Tedavisi

Kalsiyum deposu olan yumurta ile diş çürüklerini tedavi etmek mümkün! Nasıl mı?

İçeriğinde 27 farklı vitamin ve kalsiyum içeren yumurta, doğanın bize sunduğu en şifalı gıdalardan biri. Diyet listelerinin vazgeçilmezi, çocukların sağlıklı gelişimi için temel besin kaynağıyken şimdi de diş çürüklerinin tedavisinde kullanacağız.

Yumurta kabuklarındaki kalsiyum dişlerimizin ihtiyacı olan minerallerin karşılayıcısıdır. Ancak bu tedavi yöntemini uygularken organik yumurta kullanmamız gerekiyor. Birkaç adet organik yumurtanın kabuklarını yıkadıktan sonra yaklaşık 10 dakika kaynatın.

Kabukları kaynattıktan sonra blender'da geçirin ve un haline getirin. Elde ettiğiniz tozu içeceklerinize karıştırarak tüketebilirsiniz. Sadece içeceklere değil yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Yiyecek ve içeceklerin tadını değiştirmeyecektir, bundan şüpheniz olmasın.

Yumurta kabuğunun diğer faydaları:

Dişlerin ve kemiklerin bileşimi yumurta kabuklarının içeriğiyle son derece benzerdir ve yumurta kabuklarının yüzde 93'ü kalsiyumdur. Kalsiyum ise diş ve kemiklerin yapı taşıdır. Diş çürüklerini önler, kemik erimesine yakalanma riskini azaltır.

Raşitzm ve kansızlığı önler. Bebeklerin gelişimi için son derece faydalıdır. Doktorunuzdan izin aldıktan sonra bebek mamalarınıza ekleyebilirsiniz.

D vitamini açısından iyi bir kaynaktır. Her sabah bir çay kaşığı yiyerek bu eksiklikten kurtulabilirsiniz.

Yumurta kabukları tozunu yumurta akıyla karıştırıp maske kıvamına getirin ve yüzünüze uygulayın. Bu karışım cildinizin aydınlanmasına ve temiz bir görünüm kazanmasına yardımcı olacak.

Elma sirkesi ile karıştırıp sinek, böcek ısırıklarına uyguladığınızda kaşıntılara iyi gelecektir.

İyi bir protein kaynağıdır. Spor yapanlar için iyi bir içecektir. Kas gelişimini destekler.

Kaynak:https://www.mynet.com/yumurta-kabuklariyla-dis-curukleri-nasil-tedavi-edilir-1175929-myyemek
-- sponsor içerik --

---

Kilo Kaybı ve İştahsızlık Hangi Hastalıkların Belirtisidir?

Kilo Kaybı ve İştahsızlık Hangi Hastalıkların Belirtisidir?
Ani gelişen kilo kaybı, iştahsızlık hangi hastalıkların belirtisidir merak ediyorsanız yazımızı dikkatli bir şekilde okuyun.

Zinde ve sağlıklı kalmak her bireyin arzusudur. İnsanlar bu amaçla doğru beslenmeye çalışırlar, spor ve egzersiz yaparlar. Egzersiz yaparak ya da sağlıklı bir diyeti takip ederek kilo vermek normaldir ancak, bunları yapmadan kilo vermek endişelenmesi gereken bir durumdur. Kısa bir süre içinde meydana gelen ani kilo kaybı altta yatan bir sağlık sorununu gösterebilir ve hemen bir doktora görünmek gerekir.

Ulusal Sağlık Enstitüleri, 6-12 ay ya da daha kısa süre içinde normal vücut ağırlığının% 5’inden daha fazla kilo kaybı yaşarsanız ve bu durumu açıklayacak bir neden yoksa, bir doktora görünmenizi tavsiye etmektedir. Addison hastalığı, çölyak hastalığı, crohn hastalığı, parkinson hastalığı, demans, depresyon, kanser, diyabet, yeme bozuklukları, HIV / AIDS, hiperkalsemi, hipertiroidi, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı), peptik ülser, ülseratif kolit gibi çeşitli sağlık sorunları beklenmedik kilo kaybına neden olabilir.

Ani Kilo Kaybının Altında Yatan Nedenleri

-Addison Hastalığı: Bu durum aynı zamanda kronik adrenal yetmezlik olarak da bilinir. Aldosteron ve kortizol gibi böbreküstü bezleri tarafından salgılanan hormonların yetersiz miktarlarda üretilmesiyle bu bozukluk oluşur. İhmal edilirse bu durum yaşamı tehdit edici bir hal alabilir. Ani kilo kaybı Addison hastalığı’nın belirtilerinin biridir.

-Kanser: Ani kilo kaybı kanserli bireylerde görülen yaygın bir belirtidir. Tümördeki kanser hücrelerinin metabolizmayı hızlandırması nedeniyle vücut daha hızlı kalori yakar, bu da ani kilo kaybına neden olur. Kanser tedavisi gören bazı insanlar da açıklanamayan kilo kaybı yaşayabilirler.

-Çölyak Hastalığı: Bu sindirim sorununda ince bağırsağın yüzeyi glutene karşı oluşan bir tepkime nedeniyle hasar alır. Bu durum bazı besinlerin emiliminde yetersizlik ile karakterizedir. Kilo kaybı ve karaciğer, beyin, periferik sinir sistemi ve böbrekleri etkileyen diğer komplikasyonlar besinlerin emilimindeki sorun nedeniyle gerçekleşir.

-Kronik ishal: Yanlış bir gıda tüketimiyle alınan virüsün yol açtığı gastroenterit olarak adlandırılan viral enfeksiyon ishale neden olur. Bu hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde yaşadığı bir sorundur. Bu tür bir ishal antibiyotiklerle tedavi edilebilir olsa da, 4 haftadan daha uzun süre bu sorunu yaşayan insanların kronik ishal oldukları kabul edilir. 4 haftadan daha uzun süren kronik bir ishal varsa kilo kaybı da kaçınılmazdır.

-Crohn Hastalığı: Crohn hastalığı sinirim sisteminin yüzeyindeki zarın iltihaplanması nedeniyle, sindirim sisteminin farklı alanlarını etkileyen nadir bir hastalıktır. Bu karın ağrısı, şiddetli diyare ve bazı durumlarda yetersiz emilime yol açar. Zamanında teşhis ve tedavi edilmezse, hayatı tehdit edici olabilir. Crohn hastalığı acı verici ve zayıflatıcı bir hastalıktır.

-Demans: Demans tam olarak bir hastalık değildir. Alzheimer, Parkinson ve Huntington hastalığı gibi bazı hastalıklarla ilgili belirtilerin ortak semptomudur. Beyin fonksiyonlarının azalmasıyla hafıza kaybı, konuşma bozuklukları ve kafa karışıklığına neden olur. Demansa bağlı kilo kaybı nadirdir ancak duyulmamış değildir. Bazı ciddi vakalarda hasta yemek yemediğini unutarak kilo kaybedebilir.

-Depresyon: Sürekli üzüntü ve ilgi kaybı hissi ile karakterize ruhsal durum depresyon olarak bilinir. Depresyonun bir çok semptomu arasında en temel olanı iştahsızlık nedeniyle kilo kaybı olsa da bazı vakalarda aşırı iştah artışı olur.

-Diyabet: Diyabet yüksek kan şekeri seviyeleriyle karakterize bir hastalıktır. En sık görülen belirtileri aşırı susama ve açıklanamayan kilo kaybıdır. Bunun nedeni fazla şeker böbrekler tarafından emilemez ve bu fazlalık idrara geçer. Şeker idrara her geçtiğinde hasta kendini susuz hisseder ve bunu su, soda ve kahve gibi içecekler tüketerek geçirmeye çalışır. Buna karşılık şeker seviyeleri tekrar artar ve bu bir döngü olarak devam eder. Bu döngü diyabetiklerdeki kilo kaybının nedenidir.

-Yeme bozuklukları: Anorexia nervosa denen yeme bozukluğunda hasta ne kadar yediğine ve kaç kilo olduğuna takıntılıdır. Genellikle, anoreksiya nervoza olan insanlar kendilerini uzun süre aç bırakır ya da aşırı egzersiz yaparlar. Öte yandan bulimia nervosada hasta yediklerini kusmak, laksatif ve diüretik almak ve aşırı miktarda egzersiz yaparak kısıtlar. Genç kızlar arasında çok yaygın olan bu yeme bozuklukları yaşamı tehdit edici bir hal almadan hemen tedavi edilmelidir. İnsanlar bunu genellikle duygusal sorunlarıyla başa çıkabilmek için yaparlar.

-HIV/AIDS: HIV nedeniyle ortaya çıkan hayatı tehdit eden durum AIDS olarak bilinir. HIV bağışıklık sistemine zarar vererek hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı vücudun direncini engeller. HIV’e eşlik eden ve ani kilo kaybı yapan bir çok hastalık vardır. Bunlar; tüberküloz, salmonella, sitomegalovirüs, kandidiyazis, toksoplazma, kanser ve böbrek hastalıkları olabilir.

-Hipertiroidi: Tiroid bezi tarafından tiroksin hormonunun aşırı üretimi hipertiroidi veya aşırı aktif tiroid olarak bilinir. Ani kilo kaybı, hızlı veya düzensiz kalp atışı, terleme ve sinirliliğe sebep olur. Bunların nedeni aşırı tiroksin hormon salınımının metabolizmayı hızlandırmasıdır.

-Peptik ülser: İnce bağırsak, yemek borusu ve midenin üst kısmın iç yüzeyi üzerinde gelişen açık yaralar peptik ülser olarak adlandırılır. Bazı ilaçların uzun süreli tüketimi ya da bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle gerçekleşir. Peptik ülserin en sık görülen belirtileri kan kusma, beklenmedik kilo kaybı, iştah değişiklikleri ve dışkıda koyu renk kandır.

Bir hastalık sonrası ya da stres, yas, iş değiştirme, boşanma gibi durumlarda kilo kaybı oldukça normaldir. Eğer beklenmedik kilo kaybı bu durumlardan biri nedeniyle gerçekleşmediyse ihmal edilmemeli ve bir doktora görünülmelidir.

Kaynakça:
http://www.buzzle.com/articles/sudden-weight-loss-causes.html
-- sponsor içerik --

---

Koah Hastalığı Nedir? Koah Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Koah Hastalığı Nedir? Koah Bitkisel Tedavi Yöntemleri 
Koah hastaları ve Koah'lı hasta yakınlarının en çok tedirgin olduğu şey nefes alamamadır.Koah ile ilgili yazımızı okumanızı ve okutmanızı öneririz.

Koah tehlikeli bir akciğer hastalığıdır. Açılımı Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı olan Koah dünyada ve Türkiye’de pek çok kişide görülen bir hastalıktır. Geçen yüzyıl boyunca yaygınlaşan sigara tüketiminin bir sonucu olarak hastalığa yakalananların sayısında büyük bir patlama yaşanmıştır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı eliyle Koah hastalığı hakkında farkındalık yaratmayı amaçlayan projeler üretilmektedir. Bunlar arasında en çok karşılaşılan kamu spotu adıyla televizyonlarda yayınlanan Sağlık Bakanlığı imzalı duyurulardır.

Koah Belirtileri Nelerdir?


  • Nefes alıp verirken hırıltı duymak koah hastalığının belirtilerin başlangıcıdır.
  • Konuşmalarda sesteki bozulmaları fark etmek gırtlak sorunlarına ve Koah hastalığına işaret edebilir.
  • Geceleri nefes sorunu yüzünden uyuma problemi çekmek bu hastalığın belirtileri arasında sayılır.
  • Uzun süreli uykuya ihtiyaç duymak ve dinlenememek.
  • Koah akciğerlerin sağlıklı işleyişinin bozulmasıdır. Hastalığa yakalananlarda görülen hırıltılı nefes ve kısık ses ölümcül bir tehlikeyi işaret eder. Hastalığın yüksek risk grubu yukarıda da bahsedildiği gibi sigara içenlerdir. Bu kişilerin düzenli olarak akciğer muayeneleri yaptırmaları, nefes alış verişlerini kontrol ettirmeleri gerekmektedir.
Koah Nedenleri Nelerdir?

  • Koah hastalığının nedenlerinin ilki ve en önemlisi sigara kullanımıdır.
  • Tozlu ve pis havalı yerlerde uzun süreli bulunmak önemli bir nedendir.
  • Sürekli yabancı maddeleri soluyacak yerlerde bulunmak ve bu bölgelerde çalışmak önemli bir hastalık nedenidir. Kot taşlama işçilerinde diğer büyük mesleki hastalıklarla birlikte Koah hastalığına da rastlanmıştır. Ayrıca maden işçilerinde de bu hastalığa yakalanma riski yüksektir.
  • Kronik bronşit ve akciğer enfeksiyonları hastalıklarına yakalananların bu hastalığa da yakalanma riski bulunmaktadır.


Koah Bitkisel Tedavi Seçenekleri

Bitkisel tedavi yoluyla yok edilebilen hastalıklar içinde bu akciğer hastalığı da sayılmaktadır. Uzman kuruluşlar aracılığıyla piyasaya sürülen Koah için bitkisel destek ürünleri bulunmaktadır. Tamamen doğal ürünlerin kullanımı bu hastalığın tedavisinde fazlasıyla önemlidir. Çünkü Koah için geliştirilen kimi kimyasal içerikli ilaçların ciğer yapısını deforme ettiği belirlenmiştir. Bu durum da bir hastalığın tedavisi sırasında başka hastalıkların oluşmasının önünü açmaktadır.

Koah hastalığı için kullanılan ürünlerin başlıcası anason köküdür. Ayrıca zencefil, çörek otu ve balla hazırlanan karışımların da bu hastalığa faydalı olduğu ispatlanmıştır.

Ihlamur, nane ve limonun da boğazın rahatlatılması ve ciğer enfeksiyonlarının yok edilmesi konularında faydalı olduğu bilinmektedir. Ancak uzmanlar tarafından hazırlanan karışımların tercih edilmesi kişilerin yararına olacaktır.

Anason Çayının Faydaları

  • Anason hastalık nedeniyle oluşan spazmlara, kramplara, öksürüğe, ağrıya, ishale, sinir krizlerine ve havaleye oldukça yardımcı doğal bir bitkidir.
  • Anason kalsiyum, demir, bakır, potasyum, çinko ve magnezyum gibi mineraller açısından oldukça zengindir. Özellikle potasyum vücut sıvılarını kontrolüne, kalp ritmine ve kan basıncına yardımcı olan hücrelerin temel taşını oluşturmaktır.
  • Sahip olduğu bakır hücre solunumda önemli rol oynayan hayati enzimler içerir. Bu özellikle kırmızı kan hücrelerinin üretimi için çok önemlidir.
  • Anason yağı uyuşturucu ve sakinleştirici bir özelliğe sahiptir. Sara ve histerik nöbetlerde yaşanan dolaşım, solunum ve sinirin yanıt vermemesi gibi durumlarda sakinleştirici rolü görür. Sinir krizlerini, kasılmaları ve şiddetli reaksiyonları yatıştırır.
  • İçerdiği antiseptik özelliğin enfeksiyon ve mikrop kapmanın engellemesinde önemli bir etkisi vardır, bu da yaraların hızlı iyileşmesini sağlar.
  • Kan dolaşımını hızlandırarak romatizma ve eklem iltihabı nedeniyle oluşan ağrıların büyük ölçüde rahatlamasını sağlar.
  • Çoğunlukla sindirimi destekleyici özelliğinden faydalanılmaktadır, ağır yemek sonrası oluşan hazımsızlığı ortadan kaldırmaktadır.
  • Sinir krizleri, stres, depresyon, aşırı sinirlilik durumu gibi psikolojik sorunlara için yatıştırıcı özelliğiyle yardımcı olur.
  • Antibakteriyel ve antimikrobiyal özelliği sayesinde ağız temizliğine yardımcı olur. Kötü koku ve ağız iltihabı gibi durumlarla savaşır.
  • Hem kadın hem de erkek için libido arttırıcı özelliği taşır. Adet ağrılarını azaltmaya, adet düzenlemeye, kalp ve damar fonksiyonlarına, cinsel isteksizliğe ve güçsüzlüğe oldukça yardımcıdır.
  • Uyarıcı özelliği sayesinde tüm metabolizmayı uyararak enzim ve hormonların salgılanmasını destekler. Ayrıca sinir sistemine etki ederek beynin uyanık ve daha aktif olmasını sağlar.
  • Anasonun yağı şiddetli öksürük ve balgam sorunu için faydalıdır. Öksürük nedeniyle göğüste oluşan ağırlığı rahatlatır. Nefes darlığı, astım, bronşit, nefes tıkanıklığı gibi solunum düzensizlikleri için oldukça faydalıdır. 
  • Ağız için antiseptik: Anason çayını içmek ağız sağlığı için oldukça yararlıdır. Ayrıca, gargara olarak tüketmekte antiseptik bir görev görmesini sağlamaktadır. Çünkü anason çayı birçok antibakteriyel niteliklere sahiptir. Sahip olduğu meyan kökü kokusu sadece tadını etkilemez aynı zamanda ağzı temiz ve ferah tutar.
  • Mide rahatsızlıkları için: Anason çayı içmenin diğer bir faydası ise midede şişkinlik, bulantı ve kramp sorunlarına iyi gelmesidir. Çayla beraber vücuda alınan anason yağları iştah arttırıcı özellikler sağlarken diğer yandan sindirim sistemi fonksiyonlarına yardımcı olmaktadır. 

Anason çayının zararları

  • Ciltte oluşan alerjik reaksiyonlar: Anason bitkisi de diğer bütün şifalı bitkiler gibi yan etkilere yol açmadan iyice araştırmalıdır. Güncel araştırmaları anasona duyarlılığı olan insanlarda az bir miktar bile anason tüketiminin alerjik reaksiyonlara yol açtığı gözlemlenmiştir. Uygulanan bölgede kızarıklık ve kaşınma gözlemlenebilir. Bu yüzden kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
  • Sindirim ve solunum siteminde meydana gelen alerjik reaksiyonlar: Ağız yoluyla tüketilen anason duyarlılığı olan kişilerde solunum ve sindirim siteminde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu reaksiyonlar mide bulantısı, kusma, ishal, kısa ve hırıltılı nefes alma şeklinde gözlemlenebilir. Duyarlılığı olan insanlarda anasonun yağı akciğerde ödem yapma gibi hayatı tehlikeye sokan yan etkiler gösterebilir. Bazı insanlar da ise kasılma nöbetleri ile sonuçlanabilir. Bu reaksiyonların gözlemlendiği insanlar hemen doktora başvurmalı ve anason tüketimini bırakmalıdır.
  • Diğer ilaç tedavileriyle etkileşimi: Takviye bir ürün olarak anason tüketmek kullanılan diğer ilaçlarla tepkimeye girebilir. Östrojen ya da doğum kontrol hapı gibi herhangi bir hormon tedavisi sırasında anason tüketiminden kaçınılmalıdır. Anason östrojen ve hormonun işlevini taklit eder buda hormon tedavi yönetimin işe yaramamasına neden olur. Ayrıca kanser tedavisi sırasında da ilacın etkisini azaltacağı için yine bu dönemde anason kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Uygun olmayan tedavi: Bilinen bir sağlık sorunu yaşıyorsa anason tüketimi en uygun tedavi yöntemi olmayabilir. Östrojene olan etkisine bağlı olarak rahimde miyom; endometriyoz; rahim, göğüs ve yumurtalık kanseri olan hastalar anason kullanımından kaçınmalıdır. Ayrıca hamilelik ve emzirme döneminde yüzde yüz güvenli olduğu tam olarak söylenememektedir. (8)

Hamilelikte anason çayı tüketimi
  • Tavsiye edilen küçük miktarlarda anason tüketmek hamileler için sorun oluşturmaz fakat anason yağı ve diğer yoğunlaştırılmış anason ürünlerinin kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır. Hamileler prematüre doğum yapma ihtimali nedeniyle her zaman yüksek risk sınıfında olan hastalar olarak görülürler ve yüzden doktorlar anason kullanımını önermez. Ayrıca anason ve yıldız (Çin yıldız anasonu) olan iki çeşit arasındaki farkında bilinmesinin önemli olduğu vurgulanmaktadır. Çin yıldızı olarak bilinen anason daha fazla risk taşımaktadır. 
Bebeklerde ve çocuklarda anason çayı tüketimi
  • Anason rahatlatıcı ve yatıştırıcı özelliği nedeniyle gaz probleminden doğan sancılı bir süreç geçiren bebekler için kullanılmaktadır. Yarım çay kaşığı anason tohumunu 500ml kaynamış suda 5 dakika bekleterek demleyebilirsiniz. Eğer bebek en az 6 aylık ise ılıtılmış anason çayı 2 ya da 3 damla kadar bebeğe içirilebilir. Bebek 1 yaşını geçmiş ise bir damlalığın yarısı kadar (0.5ml) yeterli olacaktır. Papatya da bebeğin karın sancısına yardımcı olacağı için anason ile karıştırılabilir. Sonuç olarak en doğrusu kullanmadan önce doktorunuza danışmak ve bilgi almak olacaktır. Yıldız anason konusunda dikkatli olunmalıdır, anason tohumu tercih edilmelidir. 
İlgili Aramalar: Koah Nedir, Koah Hastalığı Nedir, Koah Nasıl Bir hastalıktır, Koah hastalığı bitkisel tedavi, koah bitkisel tedavi, koah hastalığı, koah bitkisel tedavi, koah anason çayı iyi gelirmi, koah nefes açıcı yöntemler, koah akciğer hastalığıi koah belirtileri, koah hastalığı belirtileri nelerdir.
-- sponsor içerik --

---

Hamileyken Neler Yemelisiniz? Hamilelikte Yenilenecek Besinler Nelerdir?



Hamilelik döneminde ne yemelisiniz, ne yememelisiniz, bunları Doktorunuz size büyük olasılıkla anlatacak ve liste verecektir, ancak yinede Hamilelikte beslenme tavsiyelerini sizler için araştırdık.
Yazımızı okuyabilir, merak ettiklerinizi yorum formundan bize yazabilirsiniz.

Bebeğiniz ve sizin için hamilelik boyunca alınması gereken vitamin ve mineraller;

Kalsiyum – Süt, yoğurt, peynir, ayran, kefir, pekmez, fındık, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler.

1. Hamilelikte Kemik gelişimi için neler yenilir?

2. Hamilelikte Zihinsel gelişim için neler yenilir?
İyot – Deniz ürünleri ve iyotlu tuz

3. Hamilelikte Düşük riskini azaltmak için neler yenilir?
Folik asit – Koyu yeşil yapraklı sebzeler, et ve türevleri, süt ve türevleri, yumurta ve tahıllar.

4. Hamilelikte DNA sentezi
B12 – Et, süt, yoğurt, yumurta, peynir

5. Hamilelikte Görme kusurları: A vitamini – Balık, süt, yoğurt, yumurta sarısı, havuç, domates ve koyu yeşil yapraklı sebzeler.

6. Hamilelikte Sağlıklı kemik yapısı için neler yenmeli?
D vitamini – Saat 10.00-11.00 arasında ya da 15.00-16.00 arasında güneş.

7. Hamilelikte Enfeksiyonlara karşı neler yenilir?
C vitamini – Kırmızı ve yeşil biber, turunçgiller, domates, brokoli, patates, kuşburnu.
-- sponsor içerik --

---

Bağışıklığı Arttıran Grip Savar Kür Tarifi

Bağışıklığı Arttıran Grip Savar Kür Tarifi

Verdiğimiz bu karışım evde kolaylıkla bulabileceğiniz malzemelerle hazırlanmasının yanı sıra özellikle soğuk kış aylarında doğal bir takviye ve hastalıklara karşı koruyucu olmasıyla kış kürü oldukça faydalı bir karışımdır. Bu karışımı kullanıpta olumlu dönüş yapan bir kışın hasta olmaktan kurtulan çok kişi var.
  • Bu kürü kış ayları yaklaşırken hastalıkların salgın olduğu bu zamanlarda tüketmeye başlarsanız soğuk algınlığı olma riskiniz azalır.
  • Öksürük tedavisinde kullanılır.
  • Mide üşütmelerinde, bulantılılarda tedavi edici etkisi vardır.
  • Gribe karşı mucizevi bir koruma sağlar.
  • Vücut direncinizi artırır.
  • Virüsleri etkisiz kılar.


Kış Kürü Yapılışı için gerekli Malzemeleri:


  • 1 adet limon ( Dilimlenmiş)
  • 1 adet orta boy kavanoz
  • 1 kavanozun yarısına kadar taze zencefil
  • Kavanozda kalan yer kadar Bal.

Kış Kürü Nasıl Yapılır – Hazırlanışı:

Öncelikle zencefilin kabuklarını soyun ve ince bir şekilde (jülyen) dilimleyin. Dilimlediğiniz zencefilleri kavanoza yerleştirin ve dilimlenmiş limonları da ekleyin. Üzerine Balı da ilave edin. Kavanozun kapağını sıkıca kapatın ve kış kürünüzü buzdolabına kaldırın.

Kış kürünü kullanacağımız sırada 1 çay bardağının içerisine 1 dilim limon, hazırladığınız zencefil karışımından 1 yada 2 yemek kaşığı ekleyin ve üzerine sıcak su ilave edip karıştırın.

Zencefil Limon Bal karışımını sıcak olarak tüketebileceğiniz gibi soğuk su veya soda ilave ederek de tüketebilirsiniz.

Hazırladığınız bu karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir.

Afiyet ve şifa olması dileklerimle. Yapanların, faydasını görenlerin mutlaka yorumlarını bekliyorum.
-- sponsor içerik --

---