Nedirkibu

Radyoterapi Nedir? Radyoterapi Hakkında Bilgiler

Radyoterapi Nedir? Radyoterapi Hakkında Bilgiler
Radyoterapi Nedir? Radyoterapi Hakkında Bilgiler

RADYOTERAPİ NEDİR? 
Radyoterapi, radyoaktif ışınlar ile tedavi demektir­­. Kanser olguların­da ameliyat ve kemoterapi benzeri bir tedavi yöntemidir ve yalnız başına yapılabilir olduğu gibi, ameliyat öncesi, sonrası veya kemoterapi ile birlikte uygulana­bilir­­.

Yaklaşık 100 sene önce radyoaktif ışınların keşfinden  bugüne radyasyon, tıpta teşhis (radyoloji) ve tedavi (radyoterapi) amacıyla, günden güne yaygınlaşarak kullanılır­­. Radyoterapide daha güçlü ışınlar kullanıldığı hal­de hasta tedavi esnasında, röntgen  çekiminde olduğu gibi, işlemi hissetmez­.

Radyasyonun tehlikeleri hakkındaki yaygın endişele, tıp bugün radyasyonun kullanılmasın­da yeteri ka­dar bilinç sahi­bi ve deneyimlidir­­.

Radyasyon tedavisi, gerektiği gi­bi kullanıldığın­da rizikosu çok az, yararları ise çok daha fazla olan bir tedavi modelidir­­. Radyoaktif ışınlar, tedavi edilen  alandaki kanser hücreleri­ni yok edip tesirleri­ni gösterirler­. Bu arada tedavi alanı içindeki normal hücreler de bu ışınlar­dan kötü etkilenseler de, onların kendileri­ni onarma yetenekleri vardır­­. Dolayısıyla radyasyona bağlı normal doku hasarı çoğu kez geçicidir­­. Muhtemel yan etkilerden  olabildiğince kaçınmak amacı ­ile radyoterapide verilme­si planlanan toplam doz, seanslara bölü­nüp verilir­­. Genellikle haftanın beş günü, günde bir seans biçimin­de uygulanmaktadır ve hafta sonu hastanın dinlenme­si istenir ­. Böylelikle normal hücrelerin iyileşmesine de fırsat verilir­­.

Radyasyon tedavisi, Co-60 veya Lineer Akseleratör gibi cihazlar vasıtasıyla vücudun dışın­dan (harici radyoterapi) ya da vücut boşlukları veya doku içerisi­ne radyoaktif maddelerin yerleştirilme­si yoluyla içerden  (dahili radyoterapi) gerçekleştirilir­­. Tedavilerin şekli hastanın yaşı, genel sağlık durumu, teşhis edilen  kanserin türü, evresi, yerleşim yeri gibi birçok mü­him faktöre bağlıdır­­. Bu tedavi kararları, birçok farklı tıp branşın­dan uzman hekimlerin hastayı en  başın­dan beri beraber görüp değerlendirmeleri sonucu alınır ve her hasta ayrı değerlendirilir­­. Bu nedenle aynı tip kanser hastası bile olsalar, her hastanın tedavisi kendi şartların­da planlanır­­.

Harici radyoterapi sizi radyoaktif yapmaz­. Tedaviniz süresince ve sonrasın­da başka insanlarla (çocuklar dahil) aynı ortamda beraber olmanızda çevrenizdekiler açışın­dan hiç bir sakınca bulun­maz­. Evde kullandığınız hiç bir eşyanızı ayırmaya katiyyen gerek bulun­maz­. Radyasyon, kesinlikle bulaşıcı bir özellik taşımaz­.

-- sponsor içerik --

---

Molluskum Kontagiozum Nedir?

Molluskum Kontagiozum Nedir?

Tüm dünyada en sık görülen deri hastalığı olan Molluskum Kontagiozum hakkında bilinmeyenleri Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman anlattı.

Molluskum Kontagiozum’un sadece insanda görülen bulaşıcı bir virüs hastalığı olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Ataman; ‘İnsandan insana doğrudan temas ya da virüs bulaşmış eşyalar ile geçer. Hasarlı deriden daha kolay geçtiği düşünülmektedir.

Anneden çocuğa geçen antikorların koruyucu etkisi ve uzun kuluçka süresi nedeniyle 1 yaşın altındaki çocuklarda nadir görülür. Sıcak iklim, kişisel hijyen eksikliği, yakın temas bulaşmayı kolaylaştırır. Çoğunlukla 10 yaş altı çocuklarda ve erkeklerde görülür. Erişkinlerde cinsel yolla bulaşan hastalık, çocuklarda bazen cinsel istismar konusunda uyarıcıdır. Molluskum erişkinde seksüel bulaşma nedeniyle genital bölgede daha sık görülür.

Çocuklarda gövde, yüz ve kol, bacak tutulumu belirgindir. Ağız içi, taban, avuç tutulumu nadir görülür. Atopik dermatitli çocuklarda bozulmuş bağışıklık ve kortizon gibi ilaçların kullanımı Molluskum görülme sıklığını artırır. AIDS hastaları ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlarda Molluskum daha sık ve şiddetli olarak görülür. Kuluçka devresi 14 gün ve 6 ay arasında değişir. Parlak, pembe ortası göbek tarzı çöküklük gösteren, yuvarlak 1-10 mm çaplı küçük kabarıklıklar şeklindedir. Nadiren daha büyük olur. Tedavi edilmese bile 6 ay-4 yıl içerisinde kendiliğinden iyileşse de büyük olanlar iz bırakabilir.

Son 10 yılda Molluskum vakalarının yaygınlaşması yüzme havuzlarının artışına bağlanmaktadır. Hastalar iyileşene dek yüzme havuzu, hamam, sauna gibi ortak kullanım alanlarından uzak durmalıdır. Yine güreş gibi sporlar, havlu gibi ortak kullanılan eşyalar da hastalığın bulaşmasına neden olabilir.’ açıklamasında bulundu.

Hastalık Kendi Kendine İyileşebilir; Ancak…


Hastaya kendiliğinden iyileşebileceği; ancak bunun birkaç seneyi bulabileceği, bu sürede başkalarına bulaştırabileceği, hastalık nedeniyle psikolojik sıkıntılar yaşayabileceği, istediği sporu yapamayacağı bilgisi verilmelidir. Tedavi hastanın yaşına, hastalığın şiddetine ve şekline göre belirlenir. Kriyoterapi yani dondurma tedavisi etkilidir. 3-4 haftalık aralarla tekrarı gerekir. Koyu renk tenlilerde beyaz lekelere neden olabilir. Küretaj etkili bir yöntemdir.

Molluskum içeriğinin pens veya forseps ile sıkılması kolay bir yöntemdir. Ancak enfekte materyalin deri altına kaçması apseye neden olabilir. Elekrokoterizasyon, yani yakma tedavisi de nedbeye yol açmadan uygulanması gereken bir yöntemdir. Lazer yine bir tedavi seçeneğidir. Tüm bu yöntemlerin çocukta uygulanması zordur. Topikal anestezi, lokal anestezi, bazen genel anestezi altında tedavi uygulanır. Lokal eritici, destrüktif ilaçlar, antiviral ilaçlar tedavi seçeneğidir.
-- sponsor içerik --

---

Çocuklarda Burun Kanamasının Nedenleri?


Çocuklarda Burun Kanamasının Nedenleri?

Burun neden kanar? Burun kanamasının işaret ettiği hastalıklar nelerdir?

ÇOCUKLARDA VE BEBEKLERDE BURUN KANAMASI

Burnun iç cidar damarlarında bir çatlak ya da delinme oluştuğunda burun kanamaktadır. Bu kanama çocuk, basit bir soğuk algınlığı veya saman nezlesi geçirirken, şiddetli bir sümkürme veya hapşırmada, burnu bir yere çarpmada, burnunu karıştırırken ya da burnundaki yabancı bir cisimden de kaynaklı olabilir. Son olasılıkta, kanla beraber, kötü kokulu bir akıntı olabilecektir. Burun kanamasında kan kaybı, korkutucu görüntü verebilir fakat buna karşın genelde pek önemli değildir.

BURUN KANAMASI ÖNEMLİ MİDİR?

Burun kanaması genellikle önemsizdir fakat çocuk zaman zaman durdurması pek kolay olmayan burun kanaması geçiriyorsa ya da burun kanaması başa alınmış bir darbe sonrasında oluştuysa mutlaka doktora gitmek gerekir.

BURUN KANAMASI İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ?

Burun deliklerine temiz bir parça pamuk tıkayarak kanamayı durdurmaya çalışın. Çocuğunuzu, başı bir lavabo veya tas üzerine eğilmiş olarak oturtun. Burnunu, burun kemiğinin bittiği noktanın altından iki parmağınızla sıkın (Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi). On dakika veya kanamayı durdurana dek kadar uygulamayı sürdürün. Burun kanaması geçiren bir çocuğun burnunu arkaya eğmesine engel olun. Eğer başını geriye doğru eğerse burnun arkasından mideye akan kan mide bulantısı neden olabilir ve çocuk kusabilir.

BURUN KANAMASI İÇİN DOKTORA BAŞVURULMALI MIDIR?

Kanama yarım saatte geçmezse, çocukta baş dönmesi ve sararma oluyorsa derhal bir doktora başvurmak gerekir. Burnunda yabancı bir cisim varsa ve kanama fazlaysa olabildiğince kısa sürede doktora ulaşın.

DOKTOR MUAYENEDE NE YAPACAKTIR?

* Çocuğunuzun başına bir darbe alıp almadığına bakar ve başına bir darbe almışsa kafa filmi isteyebilir. * Burun kanaması durmamışsa, burnuna gazlı bez koyarak kanamayı durdurmaya çalışacaktır. Bu işlemi lokal anestezi ile de yapabilir. * Burun kanaması sürekli görülüyorsa doktor çocuğunuzu bir kulak-burun-boğaz uzmanının muayene etmesini isteyebilir, bunun için sizi KBB uzmanına yönlendirebilir.. Tekrarlayan burun kanamaları kılcal damarlardan kaynaklanıyorsa, doktor o noktayı yakarak köreltebilir. Bu işlem genel anestezi ile yapılabilir.

BURUN KANAMASI İÇİN NASIL ÖNLEMLER ALABİLİRSİNİZ?

Burun kanaması sonrasında kanamanın yeniden başlamasını önlemek için çocuğunuzun en az üç saat sümkürmemesi için gerekli önlemleri alınız.

BURUN KANAMASI İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMİ

Limon suyuna batırılmış bir parça pamuğu burun deliğine tıkayabilirsiniz.





-- sponsor içerik --

---

Salatalık Çayı Nedir? Salatalık Çayı Tarifi!

Salatalık Çayı Nedir? Salatalık Çayı Tarifi!

Şifalı bitkiler yazılar dizimizde , salatalık çayını ve salatalık çayının faydalarını araştırdık

Obezite ile ilgili çalışmalar yapan Dr.Fevzi Özgönül, göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak için mucize salatalık çayının tarifini verdi.

Yazın vücudun çok fazla enerjiye ihtiyacı olmadığını söyleyen Dr. Özgönül, “Bütün yeşillik türlerini tüketebiliriz. Göbek yağlarından kurtulmak istiyorsanız bu çay tam size göre” dedi.

Salatalık çayı tarifi
  • 1 tane salatalık
  • 1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil
  • 1 dilimlenmiş limon
  • 10-12 dal taze nane


Hazırlanışı
Tüm malzemeleri 1 gece 1 litre su içinde bekletin, sabah ve akşam aç karına 1 su bardağı için.

Bu çayın amacı onikiparmak bağırsağında bulunan sindirim enzimlerinizi aktive etmek. Böylece yedikleriniz daha iyi sindirilecek ve sonuç olarak daha az acıkacaksınız. Çay sayesinde tatlı isteğiniz azalacak, bu nedenle salatalık çayını içerken tatlı ekmek ve hamur işi yememeniz gerek.

İHA
-- sponsor içerik --

---

Hastalıkların Tedavisinde Çörek Otu Kür Tarifleri

Hastalıkların Tedavisinde Çörek Otu Kür Tarifleri
Hastalıkların Tedavisinde Çörek Otu Kür Tarifleri

Çörek otu ile ilgili hazırlanan şifalı kürler ve iyi geldiği hastalıkları nedirkibu.com sayfamızda paylaştık. Emeğe saygı için sayfamızı beğenip paylaşabilir misiniz?

Kendisi Küçük, Şifası Büyük “Çörek Otu”

Çörek otu (Latince adı; Nigella sativa); 2000 seneden daha uzun bir zamandır Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinde doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Nigella Sativa, Ortadoğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için “Habbat Al Barakah” ya da “Kutsanmış Tohum” olarak bilinir. Binlerce yıldır Ortadoğu, Asya ve Afrika’da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa’da da kullanılmaktadır.

Bu küçük, fakat inanılmaz şifalı bitki, dünyanın her tarafında çok çeşitli isimlerle bilinmektedir. Bu isimlerden bir kısmı şöyle sıralanabilir. Black cumin (Nigella sativa L. ) seeds, Black Seed, Le Cumin Noir (Graine de Nigelle), Der Schwarzkümmel (Nigella sativa), Habba Sawda, Habbatul Baraka, Shonaiz .

Romalılar arasında, yemeklik olarak çok değerli olduğundan, çörek otunun isimlerinden biri de Roman kişnişidir.Fransızlar, bu bitkinin tohumlarını pişirmek için kullandığı için de quatre épices or toute épice adı altında bilirler.

Fransızlar, çörek otunu eskiden biber yerine kullanırlardı.

Doğu ülkelerde yaygın bir şekilde yemeklerde lezzet verici bir baharat olarak kullanılırdı. Mısırlılarda yaygın olarak ekmeklerinde kullanırlardı ve bereketli bir besi olduğuna inanarak, keke benzer şekerlemelerine çörek otu koyarlardı. Hindistan’da, aynı zamanda haşaratlardan uzak tutmak için, çamaşırlarının arasına çörek otu koyarlardı. Ve oranın yerli doktorları, çörek otunu tıbbi olarak, karın gazı giderici, hazımsızlık ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanırlar.

Çörek Otu İçeriği

Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarla çörekotunun içinde 115’ten fazla etkili madde olduğu belirlenmiştir. Bu maddeler şöyle gruplandırılabilir:

1. % 21 Protein
2. % 35 Şeker türevleri
3. % 35-38 Yağ
4. % 6-9 Madensel tuzlar ve diğer maddeler

Vitaminler; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, ve C.
Minerallerden; magnezyum, selenyum ve çinko içerir. İçeriğindeki en önemli bileşimler ise thymol türevleridir. Bu aktif maddeler bağışıklık sistemi üzerindeki yardımcı T-hücrelerin sayısında ve aktivesinde belli bir oranda artış sağlamaya yardımcı olur.

İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C’dir.
www.nedirkibu.com

Tohumlarının bileşiminde başlıca, uçucu yağ ve sabit yağ (%1.3 ‘ünde uçucu yağ ve %35’inde sabit yağ) bulunur. Donuk, ayrışık bir glucoside melanthin vardır. İçerisinde seyreltilmiş hidroklorik asit, Melanthigenin ve şeker vardır. Çörek otuna Nigelline adını veren Rochebrune; içerisinde güçlü bir paralysing alkaloid ve toxicol africaine bulmuştur. Çörek otunun en önemli bileşiği ise Thymoquinone’dur.

Sadece thymoquinone bile çoğu hastalıklar için şifadır. Artrite, astıma, bakterilere karşı, bronşit, alerji, antioksidan, romatizma, kanser, safra yolları tıkanıklığı, siklooksijenaz enzimi inhibitörü, lipooksijenaz enzimi inhibitörü, ürik asidi azaltıcı etkisi ve kan şekerini düşürücüdür. Ayrıca anti-oksidan, anti-inflamatuvar, anti-tümör, immunomodulatuar etkili ve apoptozis artırıcıdır.

Çörek otundaki Beta sitosterol 3218 ppm’dir. İştahsızlığa karşı kullanılabildiği gibi, anti kanser, anti bakteriyel, anti viral, antipiretik (ateş düşürücü), anti inflamatuvar (yangı önleyici) özellikler de gösterir. Östrojeniktir ve fazla alındığında sperm öldürücü özellik gösterir. Omega 3 ve 6’dan zengin olan çörek otundan her gün yemekte yarar vardır. Çörekotu bağışıklık sistemini güçlendirir. Sık sık enfeksiyon geçirenler için yardımcı bir üründür.

Kara mucizenin muhtevası

Çörek otunun tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli yağlar, %21 oranında da albümin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır.Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ, savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun tesiri, çok sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir.


Doymamış yağ asitlerinin faydaları

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır.

Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Yine alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

Vücudumuz doğası gereği, doymamış yağ asitlerini üretemediğinden bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır.

İşte doymamış yağ asitlerinin faydaları:

• Hormonların yapımına katkıda bulunduklarından, sağlıklı bir savunma-hormon ve sinir sisteminin oluşumunu sağlar.
• Savunma ablukasının kaldırılmasında yardımcı olur.
• Savunma hücrelerinin gereğinden fazla çalışmasını engeller.
• Hücrelerin dağılımı, yenilenmesi ve hücre duvarlarının sağlam olmasına katkıda bulunur.
• Kandaki kolesterolü normale döndürür.
• Kan damarlarının gerginleşmesini ve dolaşım hızını tanzim ederek tıkanmayı önler.
• Tansiyonu düşürüp damar sertleşmesi ve kalp enfarktüsü riskini azaltır.
• Yaraların çabuk iyileşmesine, derinin pürüzsüz olmasına yardım eder.
• İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Her Derde Deva Çörek Otu…

Peygamberî bir ilaç olduğunu belirttiğimiz çörek otunun ismine eski çağlardaki bazı dini metinlerde rastlandığı gibi, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den sahih rivayetle nakledilen hadisi şerifle de önemi en veciz bir şekilde ifade edilmiştir. Hz. Ebû Hureyre (r.a.)’nin nakline göre, Hz. Peygamber (S.A.V) “Size çörek otunu tavsiye ediyorum. Çünkü onda ölüm hariç her türlü hastalığın şifası vardır.” demiştir. İbn Şihab, bu hadiste geçen “sâmm” kelimesinin “ölüm” anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Peygamberimiz’in (S.A.V) tavsiye ettiği çörek otunun birçok hastalığa şifa olduğunu bugün modern tıp yeni yeni keşfetmektedir.

İşte Çörek otu ile şifalı tarifler.


1) Böbrek iltihapları:
Zeytin yağı ile öğütülmüş çörek otu yoğ-rularak merhem (lapa) yapılır, bu merhem ağrıyan yere konulur. Aynı zamanda bir küçük kaşık çörek otu yağı ve az bir miktar çörek otu tâneleri bir hafta boyunca aç karnına yenmeye devâm edilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

2) Böbrek taşlarını parçalayıp böbrekten gidermek:
Bir fincan çörek otu, bir bardak bal, üç diş sarımsak ve bir yemek kaşığı susam yağı karıştırılarak mâcun yapılır. Bu terkibin üçte biri her gün yemekten önce alınır. Ardından da bir limon, kabuğu ile birlikte yenilir. Allah’ın izniyle şifâ hâsıl olur.

3) Üşütme ve nezle için:
Üşütme ve soğuk algınlığı (nezle) ile mücâdele yolu: İnce dilimlenmiş limon kaynatılıp içine bal ve çörek otu yağı katılır, buna ilâveten biraz sarımsak da katılabilir. Bu karışım gün boyu içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

4) Baş ağrısı:
Tâze öğütülmüş çörek otu, onun yarısı kadar toz karanfil, onun da yarısı kadar toz anason bir kaşık çörek otu yağı ile iyice karıştırılır, bu karışımdan bir kaşık, bir bardak yoğurtla birlikte alınır.
Ayrıca başın ağrıyan kısmı çörek otu yağı ile ovulur. Allah’ın izniyle şifâ hâsıl olur.

5) Kadın hastalıkları ve doğum:
Az bir miktar çörek otu, su ile kaynatılır, ayrıca bir küçük kaşık çörek otu yağı ile birlikte kaynamış az bir miktar sarıpapatya bal ile tatlandırılır.
Sonra bu terkip, içine birkaç damla çörek otu yağı konulmuş herhangi bir sıcak içecekle alınır. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

6) Diş, dişeti ve boğaz ağrıları:
Çörek otu kaynatılıp onunla ağız çalkalanır ve gargara yapılır. Bununla birlikte bir küçük kaşık çörek otu yağı ılık suyla aç karnına içilir. Ayrıca çörek otu yağı ile boğaz ovulur ve diş eti ovalanır.
Çörek otu yağına doğal üzüm sirkesi katılarak ağzı çalkalamak ve gargara yapmak da mümkündür.
www.nedirkibu.com

7) Saç dökülmesi:
Bir kaşık çörek otu yağı, bir fincan zeytin yağı, bir kaşık inceltilmiş (süzülmüş) doğal üzüm sirkesi ve roka yağı, bunların hepsi öğütülmüş çörek otu ile yoğrulur ve her akşam baş bununla ovulup bırakılır, bir gün sonra ılık su ve sabunla yıkanır.

8) Bit ve bit sirkesi:
Çörek otu iyice dövülüp, bir kaşık çörek otu yağı ve doğal üzüm sirkesiyle iyice yoğ-rulup mâcun yapılır ve saç tıraş edildikten sonra baş bununla yağlanır. Eğer saç tıraş edilmezse, bu merhem kafanın derisine ulaşıncaya kadar saç aralarına girdirilir.
Daha Sonra güneşe karşı on beş dakika tutulur. Beş ->aat sonra da baş yıkanır. Hastalık geçene kadaı bu muâmele her gün tekrar edilir.

9) Şeker hastalığı:
Öğütülr.tüş az bir miktar mürrüsâfı ile biraz çörek ctu, biraz çörek otu yağı, bir yemek kaşığı tere tohumu, biraz öğütülmüş nar tohumu, bir de kuruduktan sonra öğütülmüş az bir miktar lahana havucu ve bir küçük kaşık hıthıt (şeytan tersi’ toplanır, bunların hepsi iyice yoğrulur, sonra l’U terkipten küçük bir kaşık aç karnına az bir niktar yoğurtla birlikte alınır.
Allah’ı ı izniyle şifâ hâsıl olur.

10) Böbrek ağrısı ve sancısı:
Anason, kimyon, nâne, fırenk kimyonu, biraz da sarı papatya iyice kaynatılır.
Sonra buna bir kaşık çörek otu yağı katılarak az bir miktar bal ile tatlandırılıp sıcak olarak içilir.
Bal yeıine bitkisel şeker de kullanılabilir. Aynı zamaria ağrıyan yer çörek otu yağı ile ovulur. Biiz’illâh şifâ hâsıl olur.

11) Menenjit:
Sıtmalı kimse, bir parça kirpi derisiyle veyâ çörek otu ile tütsülenir. Bu esnâda ve sonrasında hasta kimse battaniye gibi bir şeyle örtülür.
Çörek otuyla tütsülenme şöyle yapılır; en az bir su bardağı suya bir çay kaşığı çörek otu tâneleri atılıp, üstü kapatılarak bir dakika ile üç dakika arası kaynatılır, sonra açılır açılmaz buharı buruna iyice çekilir.
Buna ilâve edilecek her su bardağı için bir çay kaşığı çörek otu gereklidir.
Bu tütsülenme ile birlikte bir kaşık çörek otu yağı tâze sıkma limon suyu ile berâber sa-bah-akşam içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

12) İshal:
Az bir miktar çörek otu, çörek otu yağı ve roka yağı ile yoğrulur, günde üç kere küçük bir bardak içilir, berâberinde yoğurt da içilebilir.
Fayda hâsıl olduktan sonra bu ilacı tekrar etmemek gerekir ki kabız yapmasın!

13) Kısırlık:
Bir miktar çörek otu, öğütülmüş çemen otu ve turp tohumu, az bir miktar çörek otu yağı ile berâber yarım bardak balla iyice yoğ-rularak mâcun yapılır ve yenilir, ardından büyük bir bardak deve sütü içilir. Biiznillâh şifâ olur.
Ayrıca kadın, hayızdan temizlenmesinin akabinde, bir yün parçasının içerisine çemen otu yağından bir miktar koyar da, onu tenâsül uzvunda taşırsa hemen hâmile kalır.
Çemen otu yağı şöyle elde edilir: Elli gram çemen unu, elli gram çörek otu yağı, yüz elli gram da zeytin yağı, altı yüz gram suda, su
buhar olup tükeninceye kadar kaynatılır, işte
arta kalan yağa, çemen yağı denilir. (Mustafa özer, Tabiat Eczanesi, sh:89)
Aynı şekilde kadına, bilgisi olmadan at sütü içirilir de, peşinden kocası onunla cimâ yaparsa, derhal hâmile kalır.
Bir başka terkip de şudur:
Bir miktar çöven otu alınıp iyice ezilerek cilâlanmış bakır bir tavanın içerisine yerleştirilir, sonra üzerine biraz saf su konularak suyunu çekinceye kadar kaynatılır.
Daha sonra üzerine birazcık hâlis zeytin yağı damlatılıp içine çekecek kadar bekletilir.
Çocuğu olmayan kadın hayızdan temizlendikten sonra bu terkipten az bir miktar alarak bir bez parçasına dolar, sonra onu tenâsül uzvunda taşır.
İşte böylece hâmile kalır ki, bu hâdise kendisinden nakil yapılan kimsenin bizzat tecrübe edip, doğruluğunu tesbit ettiği bir vâkı-
adir. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât: Sh:87)
Ayrıca kadın tenâsül uzvunda pelesenk yağını taşırsa bu onun hâmile kalmasına yardımcı olur.
(Ebû Muhammed Abdullah ibni Muhammed el-Ezdî es-Sahârî, Kitâbü’l-Mâ’, 1/150)

14) Prostat:
Sırtın en alt kısmı ve etrâfı ile hayaların alt tarafı çörek otu yağı ile yağlanarak dâire şeklinde ovulur.
Ayrıca bir kaşık çörek otu ve bir kaşığın dörtte biri kadar öğütülmüş mürrüsâfî, kaynar suyla çözülmüş bal şerbetine katılarak her gün bir kaşık yenmeye devam edilir. Allâh’ın izniyle şifâ tamamlanır.

15) Göz hastalıkları ve görme zayıflığı:
Uyku öncesi çörek otu yağı ile alın, gözlerin etrâfı ve göz kapakları yağlanır.
Ayrıca uyumadan önce çay veyâ kahve gibi sıcak içeceklere az bir miktar çörek otu yağı katılarak içilir.
Doğal havuç suyu ile birlikte içilmesi daha makbuldür. Allâh’ın izniyle şifâ hâsıl olur.

16) Ülser:
Bir kaşık çörek otu yağı, bir fincan bal ve bir kaşık kurutulup öğütülmüş nar kabuğu karıştırılarak her gün aç karnına bir kaşık alınır.
Ardından tatlandırılmamış bir bardak süt içilir. Ara verilmeden iki ay bu uygulamaya devam edilir. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.

17) Kanser:
Havanda yeni dövülmüş bir kaşık çörek otu, bir bardak doğal havuç suyu ile karıştırılarak yenilir, peşine bir kaşık çörek otu yağı alınır.
Ayrıca kanserli bölge üç ay boyunca her gün üç kere çörek otu yağı ile yağlanır ve buna ara verilmez.
Bir de bu müddet içerisinde âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde nakledilen (bir sonraki bölümde zikredeceğimiz) duâlar ile Allâh-u Azze ve Celle’ye duâ edilir. Biiznillâh şifâ ele geçer.
Özellikle huzur ve ihlâs ile teheccüd vaktinde, bâhusus cumâ gecelerinde bir oturuşta 313 Fâtiha veyâ 313 Ayete’l-Kürsî okunmaya devâm edilirse yâhut 1479 kere:
Âyet-i kerîmesi tekrar edilirse, eceli gelmeyen hasta mutlaka iyi olur.
Bir de hastanın başına el konup Bedir Ehli’nin isimleri okunduğunda kesinlikle şifâ bulur.
Tabî ki okuyanın ihlaslı olması ve doğru nüshadan, doğru telaffuzla okuyor olması şarttır. Bizim Bedir Ehli’nin isimleri hakkında yayınlanmış bir çalışmamız mevcuttur.
Not: Fâtihâ-i Şerîfe okunurken ilk başta e’ûzü-besmele çekilir, daha sonra her birinin başında besmele çekilir. Ayete’l-Kürsî’de ve Selâm Âyetinde ise ilk başta e’ûzü-besmele çekilir, daha sonra aralarda besmele çekilmez.

18) Cinsel zayıflık ve iktidarsızlık:
Öğütülmüş bir kaşık çörek otu, yedi adet köy yumurtası ve bir kaşık çörek otu yağı çırpılır ve gün aşırı yenir.
Bu karışıma bir bardak bal, biraz da tâze süt kaymağı katılırsa daha iyi olur. Allâh’ın izniyle fark görülür!
Takriben bir ay boyunca bunu kullanmaya devâm edilir.
Ayrıca çörek otu yağı, zeytin yağı ve günlük sakızıyla birlikte içilirse, ümit kesildikten sonra bile olsa cinsel isteği geri getirir, bu
böylece denenmiştir. (Abdurrahmân el-Bahhâr, el-Hab-betii ‘s-sevdâ beyne ‘d-dîni ve ‘ttıbbi, sh:40)

19) Halsizlik:
Bir bardak sıkılmış tâze portakal suyu ve bir kaşık çörek otu yağı, bir kaşık saf bal ile tatlandırılarak on beş gün boyunca her gün aç karnına içilir.
Kendisinde halsizlik olan kişiye, yatsı namazından sonra yatıp, sabah erkenden yâni en geç sabah namazı vaktinde kalkması ve bu hususta Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)&Qn nakledilen âyet-i kerîmeleri ve duâları okuması tavsiye edilir.
Buna göre; hadîs-i şerifte vârid olan:
“Ey Allâh! Sıkıntıdan ve üzüntüden Sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten Sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. Borcun bana gâlip gelmesinden ve birtakım insanların beni kahretmesinden Sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Salât:367, no: 1555, 1/484-485) duâsma sabah-akşam devâm edilir.
Ayrıcaism-i şerifleri yedi
gün boyunca 100 kere okunur.
Bir de içilecek bir fincan kahvenin üzerine 116 kere J) ism-i şerifi okunursa çok kuvvet hâsıl olur.

20) Emziren annenin sütünün çoğalması:
Annelerin bir çoğu sütleri az olduğu için çocuklarını tam mânâsıyla, yâni emzirme müddetinin son sınırı olan iki seneye kadar emzirememektedirler.
Bu da çocuğun gelişimini ve hayâtı boyunca karşılaşacağı farklı hastalıklara karşı direniş gücünü zayıflatır, bu yüzden anne sütünü artırmak çok önemlidir.
Çörek otu yağı, biraz da çörek otu tâneleri peynire veyâ ayrana ve yâhut tâze kaymağa katılarak yenilir.
Az bir miktar hakîkî bal ve kimyon tâneleri katılırsa daha güzel olur.
Günümüzde bu hakikati keşfeden bir çok kadın, bu terkibi uygulayarak çocuklarını emzirme imkânına yeniden kavuşmuşlardır.

21) Astım ve nefes darlığı:
Bu hastalığın sebepleri farklılık arzettiği için evvelâ hassâsiyet (alerji) duyulan şeylerden uzak durulması ve astım nöbetine sebep olan illetin giderilmesi gerekir.
Bununla birlikte her nöbet geldiğinde bir küçük kaşık çörek otu ve bir o kadar da çörek otu yağı alınır, bu ikisi kasları gevşeterek nefes borularını açar ve genişletir.
Ayrıca çörek otu yağı ile göğüs ve gırtlak yağlanır.
Bir de çörek otunun ve çörek otu yağının buharı buruna çekilir.
Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

22) İştahı açmak:
Kahvaltıdan önce küçük bir kaşık dolusu çörek otu tâneleri ağızda çiğnenir, daha sonra bir fincan soğuk suya birkaç damla çörek otu yağı ve birkaç damla doğal üzüm sirkesi damlatılarak içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.
www.nedirkibu.com

23) Kurtları dökmek:
Bir kaşık öğütülmüş çörek otu, üç diş sarımsak, bir kaşık zeytin yağı, bir kaşık çörek otu yağı, on tâne de kabak çekirdeği içi, bunların hepsi birlikte iyice yoğrulur, sıcak ekmekle yenilir. Ertesi sabah ise herhangi bir çorba içilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

24) Gazlar, kasılmalar ve yeller:
Bir küçük kaşık kimyon, bir kaşık çörek otu ile karıştırılıp kuru olarak aç karnına yenilir. Ardından da üç kaşık şeker kamışı balı (usâresi) bir bardak sıcak suda eritilerek içilir ve bir hafta boyunca bu her gün tekrar edilir.

25) Ekşime ve yanma:
Hakîkî balla veyâ bitkisel şekerle tatlandırılmış bir bardak sıcak süte bir kaşık çörek otu yağı katılarak içilir.

26) Soğuk algınlığı ve nezle:
Hasta uyumadan önce, büyük bir kaşık çörek otu yağıyla kaynatılan suyun buharını içine çeker. Buhar yayılmasın diye hastanın üzerine bir örtü sıkıca kapatılır.
Daha sonra bir kaşık çörek otu yağı, az bir miktar tâze öğütülmüş çörek otu ve doğal ya-bâni kekik bir bardak suda kaynatılarak içilir.
Biiznillâh şifâ olur.

27) Kalp ve kan dolaşımı:
Bir bardak sıcak içeceğe az bir miktar çörek otu yağı katılırsa, Allah’ın izniyle sinirleri ve kasları gevşetip yatıştırır.
Bu içecek kasların ve sinirlerin kasılmasını giderir, kalp kaslarının kasılmasını (spazmını) önler, damarları açar, kanın pıhtılaşmasını yok eder ve kandaki kolesterolü eritir, onu normal hâle getirir.
Zâten çörek otu yağının özelliklerinden biri de kandaki kolesterolü ve yağları eriten safrayı harekete geçirmesidir.

28) Kolon:
Armudun çekirdekleri, bir kaşık (havanda) yeni öğütülmüş çörek otu, bir kaşık çörek otu yağı ve bir kaşık da yoğun meyan kökü suyu, işte bütün bunlar bir bardak tâze sıkılmış sıkma armut suyuna katılarak içilir.,
Böylece ağrılar durur ve hasta rahatlar.

29) Dizanteri:
Bir bardak tâze sıkılmış tuzlu ve ılık domates suyuna öğütülmüş bir kaşık çörek otu ve bir kaşık sarımsak katılarak iki hafta boyunca her gün alınır.

30) İdrardan kan gelmesi:
Bir miktar çörek otu yağına bir kaşık çörek otu konur, birer parça ekmek ve peynir buna bandırılarak sabah-akşam yenilir ve aralıksız üç ay boyunca buna devâm edilir.
Aynı zamanda hasta bu zaman zarfında sağ tarafına yatarak uyur.

31) Güçsüzlük ve cinsel zâfîyet:
Havanda dövülmüş birazcık çörek otu, o miktar da çemen otu ve bir yemek kaşığı hakîkî çözülmüş amber, bunların hepsi bir miktar hâlis bal, bir kaşık da çörek otu yağı katılarak bir kapta karıştırılıp, hakîkî buğday ekmeği ile her gün reçel gibi yenilir.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.

32) Zihin canlılığı, hâfıza çabukluğu ve zekâ artışı:
Nâne kaynatılıp balla tatlandırılır, içerisine bir kaşık çörek otu yağı, varsa bir kaşık da yeşil fıstık yağı konularak çay ve kahve yerine içilir.
Bu arada zikir ile meşgul olmaya ve çokça Kur’ân-ı Kerîm okumaya devâm edilir. Biiznillâh iyileşme hâsıl olur.
Her gün on kere Enbiyâ Sûresinin 79. âyet-i kerîmesiyle birlikte aşağıda zikredilecek duânm okunması kuvvetli bir hâfıza kazanılması için denenmiştir:

“Biz hemen onu(n gerçek hükmünü) Süleyman’a (ilhâm ederek) anlatmıştık. Her birine de büyük bir hüküm (doğru fetvâ verme kabiliyeti) ve üstün bir ilim vermiştik. (Teşbihle meşgul olduğu zaman) Dâvûd’-la birlikte dağları ve kuşları emre âmâde kılmıştık ki, onlar (kudretten yaratılan dilleriyle Bizi takdis ve tenzih ederek) teşbihte bulunuyorlardı.
Biz dâima (böyle büyük peygamberlere bu türlü üstün mûcizeleri verme işini) yapanlar olduk.”
“Ey Hayy ve Kayyûm olan Allâh! Ey Müsâ’nın, Hârûn’un, Nûh’un, İbrâhîm’in ve Muhammed (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)İn Rabbİ! Ey bütün âlemlerin Rabbi! Muhammed (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem)in hakkı için, Sen bana kuvvetli hâfıza, süratli anlayış, hikmet, ilmi iyi anlamak, zihin ve anlayışta sebat, bir de aceleci davranmamakta istikrar nasîb et!”
(Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât: Sh:92)
Rivâyete göre Ali ibni Ebî Tâlib (Radyallâhu Anh) hâfızasmın azlığından şikâyet edince
Rasûlüllâh (SaUâllâhu Aleyhi ve Sellem) Ona:

“Ey Allâh! Hiç şüphesiz ki, Sen Benim gizlimi de açığımı da bilmektesin, o halde özrümü kabul et, dileğimi bilmektesin, bana murâdımı ver, içimde olanı bilmektesin, öyleyse günahımı bağışla.
Ey gözlerin hâin bakışını ve gönüllerin gizlediğini bilen Zât!
Allâh hak ile hükmeder, O’nu bırakıp da taptıkları ise hiçbir şeyle hüküm veremezler.
Muhakkak ki Allâh, hakkıyla işiten de, ziyâde gören de ancak O’dur!” duâsını okumasını emretti. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücer-rebât: Sh:92-93)
Ayrıca Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin kendi el yazılarında, Şeyhi Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddîse Sîrruhû) Hazretleri’nden naklen, beş vakit namazdan sonra, şu şekilde istiğfâr yapılmasının çok faziletli olduğunu gördüm:
Üç kere:denildikten sonra, üçüncünün peşine:

“Bütün suçlarımdan ve nefsimin aleyhine işlemiş olduğum taşkınlıklardan dolayı,
Hayy (diri) ve Kayyûm olan (her şeyi yöneten), gökleri, yerleri ve o ikisi arasındakileri eşsiz bir şekilde yaratan ve Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan O büyük Allâh’ dan mağfiret dilerim.” diye istiğfâr edilir.
Zarîr-i Antâkî’nin “et-Tezkire”sinin zey linde bâzı ulemâdan naklolunduğuna göre: Zekâsının, ilminin ve malının artmasını ve unutkanlıktan kurtulmayı arzu eden kimse, her sabah namazından sonra, ihlâs ile yukarıda geçen İstiğfâri yapsın! (Tezkiratü üli’l-elbâb ve Câmı’u 7-ucbi 7-‘ucâb:3/197’)
Bir de hâfızanın açılması için Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin hocası olan Hacı Dursun Efendi (Rahimehuiiâh)ın nakletmiş olduğu:

“Yardım ve muvaffak kılma ancak Allâh-u Te’âlâ’dandır, hakikate eriştirme vâsıtaları da sâdece O’nun (kudret) elindedir.
Ey Allâh! Bana peygamberlerin anlayışını, rasûllerin hafızasını ve mukarreb meleklerin ilhâmını ikrâm et” duâsına devâm edilir.

33) Sağırlık ve ağır işitme:
Biraz çörek otu, biraz karanfil, bir de çörek otu yağı bir bardak suyla kaynatılır. Tatlandırılmaksızm günde üç kere içilir. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
34) Safra (öd) kesesi ve taşları:

Bir kaşık çörek otu, bir kaşığın dörtte biri kadar öğütülmüş mürrüsâfı, biraz da çörek otu yağı bir bardak saf bal ile karıştırılarak sabah-akşam reçel gibi yenilir.
Hasta safra kesesindeki rahatlamayı hissedip ağrıları ve kasılmaları yok oluncaya kadar ilacı tekrarlar. Safra kesesinde taş varsa Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle eriyip yok olur.

35) Dalak büyümesini engellemek, iltihabı ve kolesterolü eritmek:
Bir miktar çörek otu, zeytin yağıyla ve az bir miktar çörek otu yağıyla mâcun yapılır, bu merhem ısıtılarak bundan bir lapa yapılır ve bu lapa yakı gibi sol kaburgaların en alt kısmına konulur.
Ayrıca bir bardak suyla kaynatılmış çemen otu hakîkî balla tatlandırılır ve içerisine bir kaşık çörek otu yağı katılarak iki hafta boyunca aralıksız içilmeye devâm edilir. Biiznillâh şifâ hâsıl olur.

36) İdrar zorluğu:
Uyku öncesi kasığın üst tarafı çörek otu yağı ile iyice yağlanarak ovulur. Hâlis balla tatlandırılmış bir miktar çörek otu da suyla kaynatılıp, üzerine biraz da çörek otu yağı ilâve edilerek her gün yatmadan önce içilmeye devâm edilir. Allâh’ın izniyle şifâ bulunur.

37) İdrar tutamama:
Az bir miktar çörek otu, az miktar temiz yumurta kabuğuyla berâber kavrulur, sonra bunlara biraz çörek otu yağı katılarak birlikte öğütülür.
Bir hafta boyunca her gün bir bardak yoğurt (ev yoğurdu tercih edilir) ile berâber bir kaşık yenilir.

38) Romatizma:
Ağrıyan romatizmalı bölge sıcak çörek otu yağıyla, el kemiğe ulaşacak derecede sıkıca ovulur.
Daha sonra kaynatılmış çörek otuna biraz çörek otu yağı katılıp balla tatlandırılarak içilir.

39Yüksek tansiyon, nefesi ve sinirleri rahatlatma:
Herhangi bir sıcak içeceğe az bir miktar çörek otu yağı katılır.
Ayrıca mümkünse haftada bir kere de olsa bütün beden çörek otu yağı ile yağlanılıp (vücut yağı çekecek kadar bir süre) güneşlenilir.

40)Yüzün parlaklığı ve güzelliği için:
Bir miktar çörek otu, çörek otu yağı, zeytin yağı, biraz da bâdem yağı birbirleriyle karıştırılıp, bu karışımla yüz yağlanır ve (vücut yağı çekecek kadar az bir süre) güneş ışınlarına mâruz bırakılır. Böylece bir saat beklenir.
Daha sonra yüz, su ve sabunla yıkanır. Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle farkı net olarak göreceksin!

41) Abraş (sedef) ve cilt üzerinde beliren beyaz noktacıklar:
Doğal kırmızı üzüm sirkesi, biraz kına, çörek otu yağıyla yoğrulmuş çörek otu ve toz hâline getirilmiş kuru bukalemun derisinden az bir miktar alınıp bunların tümü birer kaşık olacak kadar eşit miktarda karıştırılır ve merhem gibi oluncaya kadar az bir sirkeyle yoğrulur, sonra renk değişikliğine uğramış olan bölge bu mâcunla yağlanır.
Bu yağlanmış bölgenin üstü akşamdan sabaha kadar örtülür.
Mümkün olursa bu hastalıklı yerler güneşe karşı tutulur.

42) Kırığın çabuk kaynayıp iyileşmesi:
Mercimek çorbası, soğan, haşlanmış yumurta, büyükçe bir kaşık çörek otu, birkaç tâne de çiğ yumurta karıştırılarak iyice yoğrulur.
Bu karışımdan bir sargı yapılarak kırık yerin üzerine konulur ve etrâfı çörek otu yağı ile ovulur.
Bu sargı hergün veyâ gün aşırı bir kez tekrarlanır. Sargı açıldığında kırık yer sıcak çörek otu yağı ile ovulur.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle şifâ hâsıl olur.
www.nedirkibu.com

43) Ergenlik sivilceleri:
Öğütülmüş çörek otu, susam yağı, bir kaşık tahin, bir kaşık buğday unu ve bir kaşık çörek otu yağı birlikte yoğrulur.
Yüz bu terkiple akşam yağlanır, sabah doğal sabun ve kireçsiz su ile yıkanır. Bununla eş zamanlı olarak içine biraz çörek otu yağı katılmış sıcak bir içecek içilir.
Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle farkı net bir şekilde göreceksin.

44) Cilt hastalıkları:
Çörek otu yağı, gülyağı ve katkısız tam buğday unu eşit miktarlarda alınıp iyice karıştırılır. Merhem gibi katılaşıncaya kadar biraz daha un ilâve edilir. Rahatsız olan bölge güneşlendirildikten sonra inceltilmiş üzüm sirkesiyle ovalanır, daha sonra hastalıklı yer her gün yukarıdaki terkiple yağlanır.
Bu rahatsızlığa mâruz bulunan kişinin, hastalığına sebep olan yiyeceklerden uzak durması gerekir. Nitekim herkesin, kendisine karşı hassâsiyet taşıdığı bâzı yiyecekler vardır.

45) Siğiller:
Havanda dövülmüş çörek otu, koyu ve doğal üzüm sirkesiyle yoğrulur, buna biraz da çörek otu yağı katılır, daha sonra hastalıklı bölge keten veyâ yün parçasıyla ovulur.
Ardından semizotu yaprağı ile de ovulur, sonra bu hastalık mekânı iyice yıkanıp kurutulur. Daha sonra da çörek otu yağı ile yağlanır. Bu tedâviye bir hafta boyunca devâm edilir.
Ardından biiznillâh şifâ tamam olur.

46) Beze (deri altında topaklaşan sertlikler ve sebep oldukları rahatsızlıklar:
Ezilmiş çörek otu, biraz çörek otu yağı ve içerisinde az bir miktar arı sütü bulunan bal, birlikte mâcun yapılır, bir ay boyunca günde bir kaşık yenilir.

47) Mantar ve mayasıl:
Havanda yeni öğütülmüş bir kaşık çörek otu, bir fincan inceltilmiş üzüm sirkesi, biraz da sarımsak yağı, merhem kıvâmına gelinceye kadar karıştırılır.
Mantarlı ve mayasıllı yerler tıraş edildikten sonra biraz tahriş edilir ve bu terkiple yağlanarak bandaj yapılıp sabaha kadar öylece bekletilir. Bu sargı çözüldükten sonra çörek otu yağı ile yağlanır. Buna bir hafta boyunca devâm edilir.

48) Uykusuzluk:
Hâlis balla tatlandırılmış bir bardak sıcak süte, bir kaşık çörek otu yağı karıştırılarak yatmadan önce içilir ve uyumadan önce çokça salevât getirilerek:
(Nebe’ Sûr esi: 9) âyet-İ
kerîmesi okunmaya devâm edilir.
Ayrıca Zeyd ibni Sabit (Radyallâhu Anhjdan nakledilen:

“Ey Allâh! Yıldızlar battı, gözler sâkin-leşti, Sen ise (hiç ölmeyecek) Hayy ve (hiç uyumayan bir) Kayyûm’sun. Ey Hayy! Ey Kayyûm! Gözümü uyut ve gecemi sâkinleş-
tir.” (Taberânî, el-Mu’cemül-kebîr, no:4817r 5/124) duâsi tekrar
edilir.
Nitekim râvî Zeyd (Radıyallâhu Anh) bu duâ-ya devam ettiğinde, Rasûlüllâh (Saiiailâhu Aleyhi ve Sellem)Q şikâyet ettiği uykusuzluk hâlinin kendisinden kaybolduğunu bildirmiştir.

49) Karaciğer iltihabı:
Bir kaşık yeni öğütülmüş çörek otu, bir kaşığın dörtte biri kadar da sarısabır karıştırılır. Sonra bu ikisi hâlis bal ile mâcun yapılarak iki ay boyunca aç karnına bir kaşık yenmeye devâm edilir.

50) Bedenin herhangi bir yerinde su toplanması:
Havanda yeni dövülmüş bir miktar çörek otu, biraz çörek otu yağı ve biraz da üzüm sirkesi merhem gibi oluncaya kadar iyice karıştırılır.
Bu terkipten bir miktar alınıp sargı bezine sürülür ve su toplanan yerlere sarılır.
Aynı zamanda bir küçük kaşık çörek otu yağı ve çörek otu tâneleri yenmeye devâm edilir. Bu tedâvi bir hafta kesintisiz tatbik edilir.

51) Egzama:
Bir bardak öğütülmüş çörek otu ve bir bardak zeytin yağı karıştırılır.
Bu terkip uygulanmadan önce tekrar iyice
karıştırılır ve rahatsızlık geçinceye kadar günde
iki kere hastalıklı bölgeye sürülür. (Ubeyd Ömer, el-Habbetü ‘s-sevdâ fi ‘t-tıbbı ‘şa ‘bî, sh:55-61)

Çörek otunun faydaları bilim adamlarını da şaşırtıyor

Çörek otu, son iki yıldan bu yana daha önce görmediği kadar bir ilgiyle karşılaşmıştır. Güvenilir uluslar arası dergilerde onlarca ilmî araştırma yayınlanmıştır. Bu araştırmaların büyük bir kısmı hayvanlar üzerinde yapılmışsa da çörek otunun faydası üzerine gerek doğuda ve gerekse batıda yayınlanan araştırmaların insanı hayrette bırakacak sayıda çok olması ve çeşitliliği gerçekten ilgi uyandırmaktadır.
www.nedirkibu.com
Gerçekten laboratuar araştırmaları, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini artırdığını ortaya koymuştur. Bugün Amerika’da ileri safhadaki kanser ve aids hastalarına, bala katılmış çörek otu vermektedirler.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar %0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise %33 oranında sabit yağdır.

Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek otunun nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır. Bir başka araştırmada çörek otu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlatmayı başardığı ortaya konmuştur. Bir başka araştırma çörek otunun fagositik (phagocytic) hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.

Bu yazımızdaki bilgiler kesinlikle herhangi bir hastalık veya kişi için teşhis, tedavi, tanı ya da tıbbi bir öneri niteliği taşımamaktadır. Sitemizden alacağınız tüm bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sağlığınızı ilgilendiren herhangi bir durumda, derhal yetkili uzman bir doktor veya sağlık kuruluşu ile irtibata geçmelisiniz.
-- sponsor içerik --

---

Yumurta Kabuğu Nasıl Tüketilir? Yumurta Kabuğu Şifa Oluyor!

Kalsiyum deposu yumurta kabuğunun faydaları hakkında son günlerde çok gez haberler yapıldı. İşte yumurta kabuğunun kalsiyum açısından nasıl kullanabileceğiniz ile ilgili bir paylaşım.

Yumurta Kabuğu Nasıl Tüketilir? Yumurta Kabuğu Şifa Oluyor!
Yumurta Kabuğu Nasıl Tüketilir? Yumurta Kabuğu Şifa Oluyor!

Business Insider'da yer alan habere göre; Amerika gıda endüstrisi her yıl 150 bin ton yumurta kabuğunu çöpe atıyor. 

Peki, yumurta kabuğunu çöpe atmak yerine yemeye ne dersiniz?

Uzmanlar, yumurta kabuğunun kalsiyum açısından çok zengin olduğunu belirterek, yüzde 95 oranında kalsiyum karbonat bulunduğunu söylüyor.

Yalnızca bir tane yumurtanın kabuğunda iki gram kalsiyum bulunuyor.

Ancak yumurta kabuklarını kesinlikle çiğ tüketmemeniz gerekiyor.

Yumurta kabuğunu potansiyel bakterilerin ölmesi için öncelikle kaynatmak, ardından da 200 F (93 ºC) derecede 10-15 dakika fırında pişirmek gerekiyor. 

Fırından aldığınız kabukları ince toz haline gelene kadar mutfak robotunda öğütün.

Kabuğun içeriğindeki kalsiyum, kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak gelişen osteoporoz ağrılarını ve kemik erimesini azaltıyor.

Öğütülen yumurta kabuğunu una karıştırabilir ve bu undan da ekmek, pizza ya da makarna yapabilirsiniz.

Fakat dikkatli olmanız gereken bir konu var; o da kalsiyumun azının da fazlasının da zararlı olduğudur.

Sağlıklı bir yetişkin günde 1 gramdan fazla kalsiyuma ihtiyaç duymaz.

Genel Bilgilendirme:Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu nedirkibu.com'a ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız..Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. Sadece bilgilendirme amaçlı paylaşılmış yazılardır.

-- sponsor içerik --

---

Ceviz Kabuğunun Bilinmeyen Mucizevi Faydaları...

Ceviz Kabuğunun Bilinmeyen Mucizevi Faydaları...


Ceviz kabuğunu çay demler gibi demleyerek tükettiğinizde soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi geliyor. Kuru ceviz veya taze ceviz ile yapacağınız demleme işlemi soğuk algınlığı ve öksürüğün yanı sıra bağırsaklarda oluşan kurt ve solucanların tedavisi için de kullanılıyor.

Günde iki fincan içmeniz bu hastalıkların tedavisi için yeterli miktar...

Vücutta D vitamini eksikliğinden kaynaklanan raşitizm hastalığı ve şeker hastalığına da demlenen ceviz kabukları iyi geliyor. 10-15 adet cevizin kaynatılarak tüketilmesi bu hastalıklar için faydalı.

Taze (yeşil) ceviz kabuğunun suyunu çıkararak sivilceli cildin üzerine sürmek sivilcelerin geçmesi için yardımcı olur. Ayrıca taze ceviz kabuğu suyu, cilt lekeleri tedavisinde de kullanılıyor. Egzama ve sedef hastalığı ile mücadele edenlerde mucize faydalarını görenler arasında.

Kuru veya yaş olan ceviz kabuklarını kaynayan suyun içine atarak 10 dakika kadar kaynatın. Kaynayan su ile saçlarını yıkadığınızda saç dökülmelerinizin durduğunu göreceksiniz. Bu su sayesinde yıpranmış saçlarınız eski gücüne ve parlaklığını kavuşacak ve saçlarınız kepeklerden arınacak.


-- sponsor içerik --

---

Bağışıklık Güçlendirici Hastalıklardan Koruyucu Limon Macunu!

Limon içeriğinde ki c vitamini ile özellikle kış aylarında şifa kaynağıdır. Her ne kadar antibiyotik çağında yaşıyor olsakta bitkisel besinler ile hastalıklarımızı hafifletif şifaya kavuşturmamız mümkün.
Bağışıklık Güçlendirici Hastalıklardan Koruyucu Limon Macunu!
Bağışıklık Güçlendirici Hastalıklardan Koruyucu Limon Macunu!

Limon macunu ile bağışıklığınızı güçlendirip hastalıklara dur demenin vakti geldi. 

Limon kürü için malzemeler   
1 kg Limon
Tatlandırıcı için isteğe göre hakiki şekersiz Bal
25o gr Ceviz
2-3 dal fesleğen
8-10 adet kadar karanfil (Dövülüp toz haline getirilecek)

Limon macunu nasıl hazırlanır?
www.nedirkibu.com
Limonları öncelikle sirkeli suda bir süre bekletip daha sonra güzelce yıkıyoruz.
Limonları kabukları ve çekirdekleri ile birlikte robotta çekiyoruz
Cevizi ve Karanfili toz haline gelecek kadar havanda dövüyoruz.
Püre haline gelen limon üzerine ceviz ve karanfil tozunu ekliyoruz.
Yaptığımız karışıma ağız tadınıza göre bal ekliyoruz.
Fesleğen yapraklarını en son kavanoz içerisine koyabilirsiniz. Aroması çıktıktan sonra Fesleğen yapraklarını çıkartabilirsiniz.
Bu karışımı buzdolabında bozulmadan saklayabilirsiniz.

Bu karışımda gün içerisinde toplam 2-3 yemek kaşığı direkt olarak veya 1 bardak su içerisine katarak tüketebilirsiniz. Herhangi bir yan etkisi yoktur. Çocuklarda kullanabilir. Tansiyon hastaları dikkatli kullanmalıdırlar tansiyonu limon düşürebilir. Mide rahatsızlığı bulunanlar gece yatmadan önce 1-2 saat önce tüketirlerse macundan dolayı midede yanma,ağrıma gibi sorunlarla karşılaşmazlar.

Peki bu Limon macunu ne işe yarıyor?

Bağışıklık sisteminizi C Vitamininden dolayı güçlendirebilirsiniz.Başta soğuk algınlığı olmak üzere hastalıklarla mücadelede etkili bir yöntemdir. İçeriğinde bulunan karanfil mikrop öldürücüdür. Enfeksiyonlardan korunmak için faydalıdır.İçeriğindeki cevizde vücuda kuvvet verip bağışıklığı destekleyecektir.





-- sponsor içerik --

---

Çam Kozalağının Faydaları

Çam Kozalağının Faydaları

Faydaları neredeyse hiç duyulmamış özel bir bitki çam kozalağı. Evlerde çoğu zaman dekor amaçlı kullanılan kozalağın faydaları öyle çok ki, duyduktan kendisinin reçelini bile yapıp afiyetle yiyebilirsiniz!

Solunum ve Akciğer Rahatsızlıkları

Öksürük, tıkanma, astım rahatsızlığı ve balgam çıkarma gibi hastalıklarda oldukça etkili. Eğer sigara kullanıyorsanız, ciğerlerinizi temizlemek için de birebir!

Çökmüş Bağışıklık Sistemi

Bağışıklık sistemini artıran kozalak, doğada nadir bulunan özel bileşenlere sahiptir. Kış boyunca hasta olmamak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmek adına, suyunu içebilir ya da reçelini yaparak kahvaltıda tüketebilirsiniz.

Yıpranan Saçlar

Çam yağına biraz daha alışık haldeyiz. Çam kozalağı yağını yıpranmış saçlarınız için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Saçlarınız dökülüyorsa da yine seçiminizi çam yağından yana kullanabilirsiniz.

Çam Kozalağının Faydaları


Psikolojik Sorunlar

Stres, sıkıntı ya da bunalım halindeyseniz çam yağı koklamak sizi yatıştıracaktır. İsteğiniz doğrultuda yastıklarınıza ya da çamaşırlarınıza birkaç damla damlatabilirsiniz. Yastıklarınıza damlattığınız çam yağı, rahat bir uyku uyumanızı da sağlayacaktır.

Odaklanma Sorunu

Odaklanma problemi yaşıyorsanız bunun için çam suyundan faydalanabilirsiniz. İçtiğiniz çam suyu, sizi yatıştırarak odaklanama problemini ortadan kaldıracaktır.

Çam Kozalağı Suyu Nasıl Hazırlanır?

5 adet yeşil çam kozalağını doğrayın ya da bütün bırakabilirsiniz. (Dezenfekte etmeyi unutmayın.) Derin bir kaba ya da tencereye içme suyu ekleyin. Doğramış olduğunuz çam kozalaklarını suya ilave edin. 24 saat boyunca demlendirin. Bir gün beklemesinin sonucunda yarım saat de kaynatın.

Uygulamanın sonunda bal ile tatlandırabilirsiniz.

Günde bir bardak tüketebilirsiniz.

Not: Doğadan gelen şifa kaynağı da olsa, kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Bilmediğiniz bir rahatsızlığınız varsa içtiğiniz su durumu tetikleyebilir. Sağlıcakla!

-- sponsor içerik --

---

Hotmail Hesabı Nasıl Açılır? Hotmail Mail Adresi Aç, Hotmail Mail Adresi Oluşturma

Hotmail Hesabı Nasıl Açılır? Hotmail Mail Adresi Aç, Hotmail Mail Adresi Oluşturma

E-Posta, E-Mail dediğimizde aklıma gelen ilk sanırım Hotmail oluyor, Eski adıyla Hotmail.Com şimdiki adıyla live.com adresinden Facebook, Twitter hesapları için kullanabileceğimiz mail adresi almak çok kolay. Hem ücretsiz hem de hızlı bir şekilde mail adresi nasıl alınır yazımızın devamında detaylı bir şekilde anlattık. İşte www.live.com adresinden hotmail uzantılı mail adresi almak, hotmail kaydolma, hotmail üye olma...

HOTMAİL HESABI AÇMAK, KAYDOLMAK
www.hotmail.com adresi www.live.com www.outlook.com adreslerinden hotmail.om uzantılı mail adresi almak...

Alacağınız bu hesabı hem microsoft hesabı olarak kullanabilir, hem de maillerinizi alıp gönderebilirsiniz...

E-posta adresi almak için yapmanız gereken ilk şey Hotmail bu adrese girmeniz olacak. Ya da google.com'a hotmail yazmanız yeterli. Açılan sayfa live.com olacaktır.
Sayfa açıldığında e-posta adresi ile giriş yapmanız isteyen bir ekran çıkacak. Ekrandan alt bölümünde Microsoft hesabınız yok mu? Şimdi kaydolun linkine tıklayın.
E-Posta adresi açabilmeniz için açılan sayfadaki formu doldurmanız gerekiyor. Bu formda özellikle şifre ve e-posta adresi bölümünü dikkatli doldurmalısınız.


1. Ad ve Soyadınız
Bu bölüme adınız ve soyadınızı yazınız.
2. Kullanıcı adı
Bu bölüm ise en önemli bölüm yani e-posta adresinizin ismi. Formda dikkat ederseniz birisi@example.com şeklinde bir örnek göstermiş. Bu örnek özel bir e-posta adresi olanlar için. siz yeni bir e-posta adresi alacağınız için Veya yeni bir e-posta adresi alın linkine tıklamalısınız. Tıkladığınız zaman yan tarafta outlook.com, outlook.com.tr, hotmail.com olmak üzere seçenekler çıkıyor. Siz hangisini isterseniz onu seçeceksiniz. En çok kullanılan ise hotmail.com seçeneği. bu bölüme istediğiniz adı yazıp hotmail.com u da seçiyoruz.Dikkat türkçe karakter kullanamazsınız. Örnek, ı, ç, ğ, ş, ö gibi...
3. Parola oluşturun
Bu bölümde ise e-posta adresiniz için en az 8 karakterden oluşan unutmayacağınız şifre belirliyorsunuz.
4. Parola tekrar girin
Yukarında belirlediğiniz parolayı tekrar girin
5. Ülke Bölge seçimi
Ülkeyi Türkiye olarak seçin
6. Posta Kodu
İstanbul için 34000 yazabilirsiniz
7. Doğum tarihi
Doğum tarihinizi seçin
8. Cinsiyet
9. Telefon numarası
Buraya İSTERSENİZ cep telefonu numaranızı yazabilirsiniz. Şimdilik sorunlu değil ama güvenlik için tavsiye edilir.
10. Diğer E-Posta adresi
E-Posta adresinizi kurtarabilmek için(çalınması, şifre unutulması halinde)
11.Karakterler
Resimde gördüğünüz karakterleri yazın
12. Hesabı Oluşturun butonu
Hesabı oluşturun butonunu tıklayarak hotmaile kaydoluyoruz.
Eğer kullanıcı adınızı, parolanız ile ilgili sorun varsa formda hatalı yerleri tekrar doldurmanız istenebilir.

Hesabı oluşturduk, eposta adresimizi açtık peki e-posta hesabını nasıl kullanacağız, hotmaile nasıl giriş yapacağız...
Hotmail hesabına, Msns hesabınagiriş yapabilmek için buradan açılan sayfada karşımıza çıkan Outlook Oturum Açma penceresinden Mail adresi ve Parola ile giriş yapıyoruz...


-- sponsor içerik --

---