Nedirkibu

Hangi Besinler Bebeğe Gaz Yapar?

Hangi Besinler Bebeğe Gaz Yapar?

Anne babaların kabusu olan gaz sancısı problemi çoğu bebekte görülür. Bebeğinizin gaz sorunu yaşamasının temel nedeni aldığı besinlerdir. Dolayısıyla bebeğinize gaz yapan besinlerin neler olduğunu bilirseniz bu sorunu daha az yaşamasını sağlayabilirsiniz.

Bebeklere gaz yapan besinler Nelerdir?



  • Anne sütü: Bebeğinizi ilk 6 ay sadece anne sütü vermelisiniz. Anne sütünde bebeğin ihtiyacı olan herşey var. Hazmının kolay olması da anne sütünü daha avantajlı hale getiriyor. Ancak bazı durumlarda anne sütüne gaz yapan bakteriler bulunabilir. Bu durum annede görülen gaz problemleri, kahve, sigara, turunçgiller ya da gazlı içeceklerin anne tarafından tüketilmesine bağlı olarak gelişiyor. Yediğiniz ve içtiğiniz şeyler anne sütüyle bebeğinize de geçer. Dolayısıyla emzirdiğiniz süre boyunca gaz yapan besinlerden uzak durmalısınız.
  • İnek sütü: İnek sütü hem bebeğinize hem de size gaz yapabilir. Bu nedenle özellikle bir yaşına kadar bebeğinize inek sütü vermeyin. Emzirdiğiniz süre içinde siz de inek sütü tüketmeyin.
  • Yoğurt: Bebeğinizin gelişimi için gerekli olan yoğurt içeriğindeki laktoz sebebiyle bebeğinize gaz yapabilir. Bu durumda bebeğinize laktozsuz yoğurt veya probiyotik yoğurt yedirmeyi deneyebilirsiniz.  
  • Baklagiller: Nohut, fasulye, mercimek, bakla, barbunya gibi baklagiller besleyici olmalarına rağmen bebeğinize gaz yapabilir. Baklagilleri haşlayıp ezerek bebeğinize yedirebilirsiniz ancak gaz sorununu önlemek için haşladığınız baklagillerin suyunu süzdükten sonra 1 gece daha soğuk suda bekletin. Eğer suda bekletmeye zamanınız yoksa haşlama suyuna bir tatlı kaşığı kadar karbonat da atabilirsiniz. Bu sayede bebeğiniz gaz sancısı çekmez.
  • Sebzeler: Brüksel lahanası, enginar, lahana, brokoli gibi sebzeler de bebeklere gaz yapar. Bu sebzeleri haşlama suyuna bir miktar kimyon katarak pişirirseniz gaz miktarı azalır. Ayrıca bebeğinize yedirdiğiniz sebzelerin organik ve taze olmasına da özen gösterin.
  • Meyveler: Erik, elma, armut, şeftali gibi meyveler bebeklere gaz yapabilir.

Bebeğinizde ki Gaz problemini çözün!



Bebeğinizin gaz sorunu varsa onu rahatlatmak için şunları yapın:

Bebeğinizi sırt üstü yatırın ve bacaklarını sanki bisiklet pedalı çeviriyormuş gibi hareket ettirin.
Yüzükoyun kucağınıza yatırın ve sırtını dairesel hareketlerle sıvazlayın.
Omzunuzda dik pozisyonda tutun ve sırtına hafifçe vurun.
-- sponsor içerik --

---

Meyve ve Sebzelerdeki Tarım İlacı Kalıntılarından Nasıl Kurtuluruz?

Meyve ve Sebzelerdeki Tarım İlacı Kalıntılarından Nasıl Kurtuluruz?

Hastalıkların arttığı dönemde, en büyük etkenlerden birisi Meyve ve sebzelerdeki tarım ilaçları.

Sağlıklı yaşamak ve dengeli beslenmek için hepimiz sebze ve meyve tüketiyoruz. Ancak yediğimiz her meyve ve sebzeden vücumuza ne kadar kimyasal aldığımız hakkında hiçbir fikrimiz yok. Evlerimize aldığımız sebze ve meyvelerin nerdeyse hepsinde tarım ilacı (pestisit) bulunuyor. 

Pestisit tarımsal faaliyetler sırasında, ürüne zarar veren organizmaları engellemek ve zararlarını azaltmak maksadıyla kullanılan kimyasal maddelerdir. Dünya üzerinde binden fazla pestisit çeşidi bulunuyor.

Ülkemizde senede 33 bin ton yani hektar başına 26 kilo pestisit kullanılıyor. Bu kullanım ile Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Pestisit kısa vadede vücuda zarar vermeyeceği düşünülse de uzun dönemde; deri, cilt, akciğer kanseri, hormonal bozukluklar, beyin ve sinir sitemi hastalıkları, bazı kan hastalıkları gibi ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yakalanma riskleri taşır. Özellikle gelişme çağında olan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı gibi davranış problemlerine yol açar.

2014’te semt pazarlarından rastgele seçilen 309 ayrı sebze ve meyve örneğinin yüzde 25’inde Türk Gıda Kodeksi’nde belirlenen üst limit değerlerinden fazla pestisit kalıntısı saptanmıştır.

En çok pestisit kalıntısı elma, şeftali, nektarin, çilek, üzüm ve kerevizde bulunurken en az kalıntı avokado, ananas ve soğandadır.

Tarım ilacına maruz kalmamak için yapmanız gerekenler


Organik tarıma uygun yetiştirilen ürünlerde pestisit yerine doğal ilaçlama yapıldığı için ilk tercihin bu yönde olması daha doğru. Ancak ekonomik açıdan pahalı olduğu için her zaman tercih edilemiyor.

Meyve ve sebzeleri çoğumuzun bildiği üzere yalınzca suyla temizlemek pestisitlerden kurtulmak için geçerli bir çözüm değildir. Hatta sirkeli suyla yıkandığında bile yeterli olmayabiliyor.

Meyve ve sebzeleri tarım ilaçlarından arındırma yöntemleri


Tercihe göre greyfurt ya da limon suyu (1 yemek kaşığı yeterlidir)
1 tatlı kaşığı karbonat
1 su bardağı sirke
1 su bardağı su
Tüm malzemeler boş bir kaba alınır. Karbonat tamamen çözünene kadar beklenir. Elde edilen karışım boş bir sprey şişesine aktarılır. Kullanacağı zaman meyve ve sebzelere sıkılır ve 5-10 dk beklendikten sonra bol su ile durulanır. Yeşil yapraklı sebzeleri yıkarken bu işlemi derin bir kap içerisinde de yapabilirsiniz.
-- sponsor içerik --

---

60 Saniyede Bebek Uyutma Metodu!

60 Saniyede Bebek Uyutma Metodu!

Bebeklerini uyutmak için herşeyi deneyipte başarılı olamayanlardanmısınız?
Geçmişten günümüze tüm ebeveynlerin ortak sorunu kuşkusuz uyku problemi. İnsanlığın var oluşundan beri bebekleri uyutmak için çeşitli yöntemler kullanıldı. Bunlar arasında evine özel salıncaklar kurduranlar da var, teknolojinin nimeti aletler satın alan da... Teknoloji demişken akıllı telefonuna türlü uygulamalar indirenleri atlamak olmaz.

Ayakta, beşikte, battaniyede hatta kucakta sallayanlar; yani mütemadiyen sallayanlar da ayrı bir dünya. Uyumaya direnen, ağlama krizlerine giren bebeğini arabayla gezdiren mi dersiniz, sakinleştirici çaylar içirip çareyi elektrikli süpürge de ve fön makinesinin sesinde bulanlar mı?

Bir uyku düzeni için ebeveynlerine ninniler besteleten bebekleriniz için geleneksel yöntemleri bir kenara atın. Çünkü uzmanlar bunların hiçbirisini doğru bulmuyor. Yaklaşım şu: bebek yatağında, sakin bir şekilde, kendisi uyumalı; uyku düzeni bu şekilde ayarlanmalı.

Her duruma bir pratik yöntem, cihaz, uygulama geliştiren Uzakdoğu'dan bu duruma da oldukça pratik, akla gelmeyecek bir yöntem geliştirildi ve şaşkınlık yarattı. Nathan Dalio bebeğini yastıkta da yatakta da sallamıyor. Sadece bir kağıt mendil yardımıyla ortalama 30-60 saniye içerisinde uyutuyor. Nasıl mı? Bunun için ihtiyacınız olan tek şey mendil.

Dalio, mendili bebeğin alnından çenesine doğru 3-4 kez gezdiriyor. Bebek, sebebini bizim de açıklayamadığımız bir şekilde hızla uykuya dalıyor. Yöntem o kadar etkili ki uygulayanlar videolarını çekip YouTube'a yüklüyor ve Nathan Delio'ya destek oluyor.

1. Mendili bebeğin alnından boynuna doğru indirin.
2. Sakinleşmesini bekleyin.
3. 30-60 saniye sonra...
4. Mutlu son:)

-- sponsor içerik --

---

Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları

Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları

Sevgiliye günaydın mesajları göndererek hem güne güzel bir başlangıç yapmasını hemde mutlu uyanmasını sağlayabilirsiniz. Sevgiliye en güzel resimli mesajları sizler için sayfamızda paylaşıyoruz. Bu sayfamızda Sevgiliye Komik, sevimli resimlerle günaydın mesajlarınızı iletebileceğiniz resimler mevcut. Sevgiliye resimli günaydın mesajları ile ilgili sayfamızda farklı tasarımlarada ulaşabilirsiniz.

Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları

Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları 
Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları


Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları 
Sevgiliye Eğlenceli ve Komik Günaydın Mesajları


-- sponsor içerik --

---

Cep Telefonunuza Gelen Reklamları Şikayet Edin!

Cep Telefonunuza Gelen Reklamları Şikayet Edin!

Sizde artık reklam mesajlarından sıkıldaysanız bu yazımızı dikkatlice okuyun. Alışveriş; çocuk, yetişkin, yaşlı fark etmeden günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olurken şirketlerde müşterileriyle iletişime geçebilmek için her yolu deniyor. Bunların arasında en çok tercih edilen ise reklam SMS’i atmak. Birçok marka müşterilerini indirimlerden ve kampanyalardan haberdar edebilmek için bu yolu seçiyor.

Reklam mesajlarından rahatsız olan tüketicilerin sayılarının artmasıyla, 1 Mayıs 2015 tarihi itibariyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı izinsiz reklam mesajı gönderimini yasaklandı. Tüketicinin mesaj gönderimini iptal etmesine rağmen SMS göndermeye devam eden şirketler yazılı olarak ıslak imzayla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na bildirebiliyordu. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yine 2015 yılı itibariyle tüketicilerin şikayetlerini daha kolay bir şekilde iletebilmeleri için Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemini kurdu.

Cep Telefonlarına gelen reklam mesajlarını şikayet etme


Reklam mesajlarında sıkıldıysanın yapmanız gerekenler oldukça kolay. Bunun için reklam mesajı atmasından rahatsız olduğunuz kuruma iletişim bilgilerinizi 01.05.2015 tarihinden önce verip vermediğinize dikkat etmeniz gerekiyor. Bu tarihten önce vermişseniz reddetme hakkınızı kullanmalı ve kurumu bu yolla bilgilendirmelisiniz. Eğer reddetme hakkınızı kullandıysanız ve kurum hala mesaj atmaya devam ediyorsa yapmanız gerekenler şöyle:

İlk adım olarak internet üzerinden https://tiss.gtb.gov.tr/ adresine T.C. kimlik numaranız ve e-devlet şifreniz ile giriş yapın.

Siteye giriş yaptığınızda yukarıda bahsedilen reddetme hakkınız ile ilgili uyarılar alacaksınız. Bu adımı geçip devam ettiğinizde sistem sizden isminiz telefon numaranız mail adresiniz gibi kişisel bilgilerin yanında şikayete konu ticari elektronik ileti hakkında da bilgiler isteyecektir. Bu kısmı istenilen bilgileri doğru bir şekilde girerek doldurun.

Alttaki adımda şikâyet konuları 5 farklı seçenek ve bir "diğer" butonu ile gösterilmiştir. Şikâyet etmenizin nedenini belirtip bir diğer adım olarak size gelen istemediğiniz ticari elektronik iletinin görüntüsünü sisteme yüklemelisiniz.

Sayfanın en sonundaki taahhütnameyi onayladığınızda sisteme şikâyet başvurunuzu yapmış oluyorsunuz.

Şikayet sonrası süreç


Başvurunuzu yaptıktan sonraki süreç bakanlık görevlilerinin şikayetinizi incelemesi ile başlıyor. Yapılan incelenmenin ardından istenilmeyen ticari ileti gönderen kurum suçlu bulunursa bakanlık şirketle iletişime geçerek şirkete ceza kesiyor ve sizin bilgilendirilmeniz sağlanıyor. Bu 10 dakikanızı almayacak işlem ile sıkıldığınız reklam SMS’lerinden kurtulabilirsiniz
-- sponsor içerik --

---

Demlikte Kalan Çay ile Yapabilecekleriniz...

Demlikte Kalan Çay ile Yapabilecekleriniz...

Sabah kahvaltıda, öğlen misafirlerle, akşam ise yemekten sonra çay keyfi yaptınız. Demlikte kalan çayı atmak yerine farklı şekillerde değerlendirmeye ne dersiniz? Faydalarını okuyunca çok şaşıracaksınız.

Saçlarınız Çok mu Mat?


Göz alıcı ve ışıltılı saçlara sahip olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra soğuyan çayla tekrar durulayın ve 5 dakika bekleyin. Ilık suyla saçınızı yıkadıktan sonra farkı kısa sürede görebilirsiniz.

Cildinizde Ferahlığı Hissedin


Soğuyan çayı pamuk yardımıyla cildinize sürebilirsiniz. Cilt lekelerine iyi gelen çay aynı zamanda cildinizi yumuşatarak daha genç bir görünüme kavuşmanızı sağlar.

Göz Pansumanı İçin İdeal


Gözünüzde arpacık mı çıktı? Yoksa gözaltı morluklarınızdan mı şikayetçisiniz? Ilık çayı pamukla 10 dakika boyunca göz çevrenize tampon yapın. Belirli aralıklarla tekrarlayacağınız bu işlem sayesinde gözlerinizdeki sorunlardan kısa sürede kurtulabilirsiniz.

Ayak Kokusuna İyi Gelir


Çaydanlıkta demlediğiniz çayın kalanı soğuduktan sonra bir leğene boşaltın. En az 15 dakika boyunca ayaklarınızı bekletin. Çayın içindeki tanik asit ayak derinizde bulunan gözenekleri küçültür ve terleme sorunlarına iyi gelir.

Boğazınız mı Ağrıyor?


Hava değişimi veya enfeksiyon nedeni ile boğazınız ağrıyor olabilir. Hemen ilaçlara sarılmak yerine doğal yöntemlere başvurmaya ne dersiniz? Demlediğiniz çay ılık hale geldikten sonra düzenli olarak gargara yapabilirsiniz.

Yaraları İyileştirir


Soğumuş çayı pamuk yardımıyla yaranın üzerine tampon yaptığınızda antibiyotik etki gösterir ve yaranın daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.
-- sponsor içerik --

---

Vajinit Nedir? Vajinit Hakkında Bilinmesi Gerekenler..

Vajinit Nedir? Vajinit Hakkında Bilinmesi Gerekenler..


Kadınların en çok yaşadığı sorunlardan biri olan vajinit, vajina mukozasının enflamasyonudur ve birçok çeşidi vardır.

Vajinit Nedir ve Kokulu Akıntı Neden Olur?

Genellikle genital bölgede ortaya çıkan bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonlarından kaynaklanan vajinit; vajinal akıntı, kaşıntı ve yanma gibi belirtilere neden olur. Bu tür enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmaların bir bölümü cinsel yolla bulaşırken, bir kısmı da vajinanın normal florasında meydana gelen değişiklikler sebebiyle enfeksiyon meydana getirir.

Bakteriyel Vajinitler

En çok görülen vajinit sebebi bakterilerdir. Bu tip enfeksiyona sebep olan organizmaların başında Gardnerella Vajinalis gelir. Gardnerella vajinitinde yoğun, gri-beyaz akıntı ve çürümüş balık kokusuna benzer bir koku meydana gelir. Bazen kaşıntı ve yanmaya da yol açabilir. Jinekolojik muayene, testler ve vajinal kültürle teşhis edilir. Tedavide antibiyotik ilaçlar ve vajinal fitiller kullanılır. Tekrarlayan enfeksiyonlarda eş tedavisi de gerekir.

Mantar Enfeksiyonları

Normal florada bulunan candida albicans, vücut direncini düşüren hamilelik, diyabet, antibiyotik ilaçlar ve bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol açan bazı hastalıklar gibi durumlarda enfeksiyona neden olur. Özellikle yaz mevsiminde sıcaklığının yükselmesiyle birlikte genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak vajinal mantar enfeksiyonlarında artış görülür. Genellikle vajinada normal olarak bulunan mantarların, vajen florasında oluşan değişiklikler sonucu aktif hale gelmesiyle enfeksiyon gelişebilir. Ayrıca yaz mevsiminde ve özellikle havuz sonrasında şikayetlerde artış görülür. Bunun nedeni havuzdan mantar bulaşması değil, havuz suyundaki klorun vajen florasındaki yararlı bakterileri öldürmesi netisesinde varolan mantar sporlarının aktif hale gelmesidir.

Vajinal mantar enfeksiyonu şiddetli kaşıntı, vajinal irritasyon ve idrar yaparken yanma gibi şikayetlere neden olur. Beyaz renkli, kokusuz, süt kesiği kıvamında akıntı görülebilir. Belirtilerin tümü arada olabildiği gibi sadece biri de görülebilir. Muayene sırasında yapılan basit testlerle ya da vajina kültürüyle tanı konulur. Tedavide vajinal fitiller, kremler ve ilaçlar kullanılmakta ve şikayetler bir iki gün içerisinde azalabilmektedir. Cinsel geçişli olmamasına rağmen kolay bulaşılabilirlik sebebiyle eş de  mutlaka tedavi edilmelidir.

Trikomonas Enfeksiyonu Nedir

Tek hücreli bir parazitten kaynaklanan enfeksiyon köpüklü, ince, yeşilimsi sarı renkte, bol miktarda ve kötü kokulu akıntıyla kendini gösterir. Vajinada kaşıntı, yanma, kızarıklık, idrar yapmada ve cinsel ilişki sırasında yanma görülebilir. Adet döneminde şikayetler de artış olur. Trikomonas enfeksiyonu genellikle erkeklerde fazla bir şikayete neden olmaz. Bulaşma oranı ilişkiyi izleyen 48 saat içinde erkeklerde %70, kadınlarda ise %85’tir. Enfeksiyon pap-smear testinde ya da jinekolojik muayene sırasında alınan örnekle tesbit edilir. Muayene sırasında akıntının rengi, kokusu, vajina ve rahim ağzındaki küçük kanama odaklarındaki çilek görüntüsünden tanı konulur. Tedavide  antibiyotikler kullanılır. Cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olduğundan eşlerinde tedavisi gerekir.

Klamidya Nedir?

Cinsel ilişki sırasında bulaşan bir bakterinin sebep olduğu bir hastalıktır. Erkeklerde açık sarı renkte, idrar yaparken yanma hissi; kadınlarda kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemi ortasında kanama ve cinsel ilişki sırasında kanama belirtileri gösterebileceği gibi, bazen hiçbir belirtiye yol açmaz. Herhangi bir bulguya yol açmaması daha risklidir. Çünkü hastalık ilerleyerek tüplerde tıkanıklık ve infertiliteye sebep olur. Çocuğu olmayan çiftlerin mutlaka klamidya enfeksiyonu bakımından incelenmesi gerekir.

Mikroplu salgı bulaşmış elin gözlere sürülmesiyle hastalık gözlere de bulaşabilir. Klamidya enfeksiyonu olan hasta hamileyse doğum esnasında enfeksiyonu % 20-50 oranında bebeğe geçirebilir. Bebeklerde en çok konjuktivit denilen göz enfeksiyonuna sebep olur. Ayrıca pnömoni gibi doğum sonrası ağır seyreden akciğer enfeksiyonuna da yol açabilir.

Klamidya enfeksiyonu yalnızca kadınlarda değil erkeklerde de kısırlığa neden olabilir. İspanya’daki Canalejo Üniversite Hastanesi’nde yapılan bir araştırmada, klamidya bulaşmış erkeklerin spermlerindeki tahribat düzeyinin ya da DNA parçalanmasının diğer erkeklere göre 3 kat fazla olduğu tespit edilmiştir.

Teşhis için kadınlarda idrar yolu veya vajinal akıntının tahlili, erkeklerde ise idrar yolu akıntılarının veya meninin tahlili gerekir. Hastalığın tedavisi antibiyotikle yapılır. Doktorların belirleyeceği tür ve dozdaki antibiyotiği eşlerin beraber kullanmaları gerekir. Klamidya tedavi edilmediğinde kısırlık, pelvic inflamatuar hastalık ve dış gebelik gibi sorunlara yol açabilir.


Atrofik Vajinit (Enfeksiyona Bağlı Olmayan Vajinit)

Menapoz sonrası dönemde östrojen seviyesinin azalmasıyla oluşur. Vajina dokusunun daha ince ve daha kuru hale gelmesi kaşıntı, yanma ve ağrıya yol açar. Cinsel ilişkide ağrı, hassasiyet gelişebilir. Tedavi amaçlı olarak topikal östrojenli kremler veya tabletler, vajinal kayganlaştırıcılar kullanılır.

-- sponsor içerik --

---

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir? Boyun Fıtığı Nasıl Anlaşılır?

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir? Boyun Fıtığı Nasıl Anlaşılır?

Boyun Fıtığı Nedir ve Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir? 
Boyun omurları arasındaki disklerde oluşan sızmalar sinirlere bası yaparak boyun fıtığına yol açar. Boyun ağrıların sadece %10 ila 20 kadarı boyun fıtığından kaynaklanır.

Eğer ağrı boyundan kola vuruyorsa, kas gücünde kayıplar başlamış, parmaklarda uyuşukluk hissediliyorsa bunun nedeni boyun fıtığıdır. Kasların elastikiyetini yitirmesi sebebiyle boyun fıtığı 30-50 yaşları arasında daha çok görülmektedir.

Boyun Fıtığı Neden Olur?

• Ani hareketlerde bulunmak boyun fıtığının meydana gelmesinde önemli rol oynar. Mesela trafik kazaları sırasında boynun gidip gelmesi durumunda kalıcı ve ciddi proplemler ortaya çıkar.

• Arabanın ani fren yapması, basketbol ve voleybol gibi sporlar, denize balıklama atlanması boyun fıtığına neden olabilir. Koltukta uyuyakalmak gibi sebeplerle boynun bir tarafa kontrolsüz düşmesi neticesinde ise boyun fıtığı yavaş yavaş oluşmaya başlar.

• Yaşın ilerlemesiyle diskler dejenere olduğu için boyun fıtığı olasılığı artar. Çünkü yaşlanmayla beraber omurların arasındaki yastıkçıkların içlerindeki sıvı oranı azalır ve amortisör görevini yapamaz duruma gelir.

• Uzun müddet aynı pozisyonda kalmak, devamlı bilgisayar kullanımı ve hatalı duruşlar boyun fıtığını tetikleyici etki gösterirler.

• Uygun olmayan yatak ve yastık kullanımı boyun fıtığına neden olabilir.

• Uzmanlar kuaförde başın geriye doğru yatırılarak yıkanma biçiminin boyun fıtığına yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar.

• Sigara damarlarda daralmaya yol açarak boyun bölgesinde kanlanmanın azalmasına neden olur. Bu da dokulardaki beslenmenin bozulmasına ve boyun fıtığına sebebiyet verir. Bel fıtığı olan erkeklerin  %63 oranında sigara içtiği tespit edilmiştir.

• Hapşırma sırasında karın bölgesi ve kafa içinde basınç artar ve bu durum vücutta daha önceden var olan sorunları ortaya çıkarır. Ağır yük kaldırmayla ya da herhangi bir travmayla meydana gelen bel, boyun fıtıkları hapşırma ve öksürmeyle de oluşabilir.

• Ancak öksürük ya da hapşırık sonrasında fıtık oluşması herkeste görülmez, daha çok omurgayla ilgili sorun yaşayan, bel bölgesinde bağ zayıflığı ve hassasiyeti olan kişilerde bu durum ortaya çıkabilir

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Ağrı boyun fıtığının en ciddi belirtisidir. Boyun ve sırt ağrısı başlangıç aşamasında ön plandadır. Sorun ilerledikçe dejenere olan diskin sinirlere baskı yapması neticesinde kollarda, parmaklara kadar inen ağrı ve uyuşmalar görülür. Omuzda kürek kemiğinin arkasında ağrı hissedilebilir.

Boyun fıtığının etkileri boyun, sırt ve kollarda görülür. Hastanın elinde sinirdeki basıya bağlı kas gücü kayıpları oluşabilir. Tutma yeteneğinde azalma görülür. Sinirdeki basıya bağlı olarak kolda incelme ortaya çıkabilir.

Uzmanlar boyun fıtığının omurganın ortasına doğru baskı yapmasının tehlikeli olduğu uyarısında bulunuyorlar. Fıtığın omurgaya ortadan baskı yapması halinde hemen ameliyat edilmesi gerektiğini aksi takdirde geriye dönüşü olmayan bozuklukların başlayacağını belirtiyorlar.

Boyun Fıtığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ağrının boyundan kaynaklandığı tespit edilmişse fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları, ortopedi-travmatoloji uzmanları, nöroloji ve nöroşirurji uzmanlarına gidilmesi gerekir.

Boyun Fıtığı Tedavisi

• Boyun fıtığında kesin teşhis muayene ve MR incelemesiyle konulur.

• Yatak istirahati, ilaç tedavisi ya da fizik tedavi birçok hasta için yeterli olur. Başlangıç aşamasında şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaç verilir. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar kullanılır.

• Ağrı azaldığında ise fizik tedavi önerilir. Akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde kısa süreli olarak  boyunluk kullanılabilir. Ancak boyun kaslarında zayıflamaya yol açacağı için uzun süre boyunluk kullanılması önerilmemektedir.

• Boyun fıtıklarının birçoğunda fizik tedaviyle düzelme sağlanabilir. Yumuşak doku ve sinir kökü baskısından kaynaklanan ağrıları gidermek ve spazm oluşan kasları gevşetmek için kızıl ötesi ışınlar, sıcak uygulamaları, ultrason ve elektriksel uyarı yöntemleri uygulanabilir.

• Cerrahi tedavi boyun fıtığında kesin çözüm sağlayabilmektedir.

• Boyun fıtığı ameliyatıyla omurilik ve sinir dokusuna olan baskıyı ortadan kaldırmak hedeflenir. Bu şekilde ağrı, kolda uyuşma ve güç kaybı ortadan kaldırılır.

Kimlere Ameliyat Uygulanır?

*İlerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak biçimde kol sinirlerine ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtıklarında,

*Tedavi uygulanmasına rağmen yakınmaları süren kişilere,

*Omurga kırığı ve omurga kayması olan kişilere,

*Önemli omurilik ve sinir baskısı olanlarda,

Boyun fıtığında ameliyat her 10 hastadan biri için gerekli olmaktadır.
-- sponsor içerik --

---

Alfa Alfa Çayı Nedir, Alfa Alfa Çayı Zayıflatıyor mu?

Alfa Alfa Çayı Nedir, Alfa Alfa Çayı Zayıflatıyor mu?


Alfa Alfa Nedir? 

Alfa Alfa (Medicago sativa) birçok yerde ve iklimlerde yetişen bir bitkidir. Alfa Alfa bitkisi, mavi-mor renkte çiçekler açar ve yaklaşık 3 metre kadar büyür. Bu bitki, düşünüldüğü kadar yapraklı bir bitki değil, baklagiller olarak sınıflandırılmıştır. Hayvan yemi ağırlıklı olarak kullanılmaktadır.

Sağlıklı Gıda Olarak Alfa Alfa
Alfalfa, besin açısından oldukça zengin kaynaklardan biridir. Alfalfanın faydaları; özellikle kolay sindirilebilir formda magnezyum, kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum gibi mineraller açısından, aynı zamanda, A, B6, B12, C, D, E ve K vitaminleri açısından zengin olmasından kaynaklanmaktadır. Doğal bir lif ve florür, klorofil gibi antioksidan kaynağıdır, octacosanol, karotenoidler ve saponinler gibi bitkisel besinler açısından doğal bir kaynaktır.   300’den fazla  değişik yararlı madde içerdiği söylenmektedir.

Şüphesiz; doğru alfalfa miktarını takviye olarak almak vücudun ihtiyacı olan tüm besini size garanti edebilir. Bunların yanı sıra, bu bitkiden elde edebileceğiniz çok daha fazlası vardır. Aslında, günümüzde, alfalfa bitkisi gereğince pazarlanmaya başlanmıştır. Artık birçok kişi tarafından günlük besin desteğinin bir parçası olarak alınmaktadır.

Alfalfanın Önemli Faydalarından Bazıları

Alfalfa ve Kolestrol

Alfalfa yapraklarının hem kolestrolü hem de kan şekeri düzeyini düşürdüğü gözlemlenmiştir.

Alfalfa ve Sindirim

Alfalfa, hazmı kolaylaştırıcı lifler ile zenginleştirilmiştir. Baklagiller doğal anlamda sindirim sistemi için iyidir.

Detoks için Alfalfa

Alfalfanın, karaciğer sağlığını geliştirme yeteneğine sahip olduğu ve vücudu zararlı toksinlerden temizlediği bildirilmiştir.

Alfalfa ve Menopoz

Alfa Alfa bitkisi,  menopoz semptomlarını azaltır ve sıcak basmaları gibi menopoz sonrası yan etkilerini daha katlanılabilir kılar.


Alfa Alfa çayı ve alfa alfa kapsül satın almak için buraya tıklayın. Orjinal ürün satışı gerçekleştirilmektedir. 

Kas ve Eklem Sorunları için Alfalfa

Alfalfa takviyesi, artrit ve bursitten kaynaklanan sertlik ve ağrı tedavisinde etkilidir.

Diğer Faydaları; Alfalfanın ayrıca, böbrek, mesane ve hatta prostat sorunlarının tedavisinde etkili olduğu bildirilmiştir, ayrıca üriner sistem enfeksiyonu tedavisinde de etkili olduğu görülmektedir. Aynı zamanda enerji seviyelerini artırmak ve yorgunluğu azaltmak gibi bir yeteneğe de sahiptir.

Hazırlanışı: Bir paket alfa alfa karışık bitkisel çay bir fincan kaynar suya ilave edilir. 8-10 dakika bekletildikten sonra karıştırılarak tüm posası ile beraber içilmelidir.

İçindekiler: Alfa Alfa ( Medicago sativa) , tef tohumu ( eragrostis tef ) , Bamya Çiçeği ( Hibiscus arabica L.) Biberiye ( Rosmarinu officinalis ) Funda ( Calluna vulgaris ) , Yeşil Kahve ( cinnamomum zeylancicum ) Mete Yaprağı ( ılex paraguariensis ) , kuşburnu ( Rosa canina L.) yeşil çay ( camellia sinesis ) kunioa tohumu ( chenopodium  quinoa )  chia tohumu (salvia hispancia ) Barut Ağacı kabuğu (Rhammus frangula ) maca ( Lepidium meyenii) Kiraz meyve sapı ( Prunus avium ) kelp ( Laminaria sp ) Guarana ( poulinia cupana ) karnıyarık otu ( Plantago Ovata )

Uyarılar: Hamile bayanlar , emzirenler ve kalp rahatsızlığı olanlar kullanmamalıdır . Serin ve rutubetsiz yerde muhafaza ediniz. Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayınız. Emniyet bandı kopmuş ambalajları satın almayınız.
-- sponsor içerik --

---

Tost Peyniri ile Kaşar Peyniri Arasındaki Fark!

Tost Peyniri ile Kaşar Peyniri Arasındaki Fark!

Son yıllarda market raflarında görmeye alıştığımız tost peynirleri aklımıza şu soruyu getiriyor: "Bu peynirin kaşar peynirinden ne farkı var?" Kaşar peynirinin tahtını sallayan tost peyniri nedir? Neyden üretilir ve gerçekten sağlıklı mı? Kafanızdaki tüm sorulara cevap oluyoruz sevgili okur...

Tost peynirini kaşar peynirinden ayırt etmek bir hayli zor çünkü hem tat hem de görüntü olarak birbirlerine çok yakınlar. İki peyniri birbirinden ayırt etmekte zorlansak da aslında aralarında birtakım ciddi farklar bulunuyor...

Kaşar peyniri;

Çiğ süt mayalanır ve haşlanarak kalıp haline getirilir. Kaşar peynirinin yapılışı bu şekildedir. Keçi, koyun veya inek sütünden yapılabilir. Bir kilogram kaşar peyniri için yaklaşık olarak 10 kilograma yakın süte ihtiyaç duyulur. Kalsiyum ve protein yönünden son derece zengin olan kaşar peyniri gelişim çağındaki çocuklara, hamilelere ve menopoz dönemindeki kadınlara tavsiye edilir.


Tost peyniri ise;

Kaşar peyniri ile kıyasladığımızda çok daha yumuşak ve yağlı bir peynir türüdür. Tost peyniri aslında eritme peynirine verilen isimdir. Eritme peyniri; sert peynirlerin ısısal işlemden geçirilerek ve eritici tuzlar kullanarak hazırlanır. Yani arta kalan, son kullanma tarihi yaklaşan sert peynirleri bu şekilde dönüştürebiliyorlar. Ortaya çıkan türe ise 'tost peyniri' adı veriliyor. Kaşar peynirinden oldukça farklıdır.

Tost peyniri yapım aşamasında ikinci sınıf peynirlerin kullanıldığı söylenmektedir. Eritme peynirlerinin protein değerini artırmak için ise soya proteini, bitkisel yağlar veya süt proteini ilave edildiği iddia ediliyor.
-- sponsor içerik --

---