Nedirkibu

Canan Karatay'dan Soğuk Çay Uyarısı!

Canan Karatay'dan Soğuk Çay Uyarısı!
Canan Karatay'dan Soğuk Çay Uyarısı!

Bilindiği gibi ülkemizde Soğuk Çaylar , asitli içecekler kadar çok tüketilmeye başlandı. Konu ile ilgili Canan Karatay açıklama yaparak Soğuk Çayın Zararları için uyardı.

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Kayseri'de verdiği 'Yaşam Boyu Sağlık' konferansında, en sağlıklı yiyeceği açıklayarak herkesi şaşırttı.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 1. Kayseri Kitap Fuarı'nda 'Yaşam boyu sağlık' konulu konferans verdi. Konferansta konuşan Canan Karatay içilen soğuk çaylar ve gazlı içecekler hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunarak en sağlıklı yiyeceği açıkladı.

Soğuk çay ve gazlı içeçeklerin içilmemesi gerektiğini belirten Karatay açıklamalarına şu şekilde başladı;

"Az önce dışarıda gördüm, çocuklar ellerinde soğuk çay içiyor, çok önemli bir şey gibi. İçerisinde mısır şurubu şekeri var, bugün en büyük zehirdir. Gençlerimizin sağlıklı olmasını istiyorsak mısır şurubu şekerinin bu memlekette yasaklanması lazım. Dedi.


-- sponsor içerik --

---

Uzmanlardan, Tansiyon Hastalığı İçin Süt Önerisi

Uzmanlardan, Tansiyon Hastalığı İle İçin Süt Önerisi

"Süt içmek tansiyona iyi gelir" diyen uzmanlar, bireylerin çocukluktan itibaren düzenli süt içmeleri durumunda yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen yüksek tansiyon görülme olasılığının daha düşük olacağını dile getirdi

Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyen yüksek tansiyon riskine karşı uzmanlar süt içilmesini öneriyor. Yapılan araştırmalarda, bireylerin çocukluktan itibaren düzenli süt içmeleri durumunda yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen yüksek tansiyon görülme olasılığının daha düşük olduğunu gösteriyor.

AZ YAĞLI YA DA YAĞSIZ SÜT TÜKETİN

Yapılan bilimsel çalışmalar; kalsiyum, magnezyum ve fosforun az tüketiminin bireysel veya toplumsal olarak hipertansiyon sıklığı ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Sütün yüksek kalsiyum ve potasyum içeriği ile kan basıncı ve hipertansiyonun dengelenmesinde önemli bir besin kaynağı olduğu bildiriliyor. Hipertansiyon hastaları az yağlı ya da yağsız süt tüketerek kan basıncını kontrol altına alabiliyor.Azalan kalsiyum alımının arteriyel kan basıncını artırdığına dikkat çeken Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, şunları söyledi: “Kalsiyum, magnezyum ve fosfor minerallerinin alımı artırılarak kan basıcında azalma sağlanabilmektedir. Kalsiyum denince aklımıza gelen ilk besin öğesi süttür. Optimal kan basıncının sağlanmasında ve sağlığın devam ettirilmesinde günde 3-4 porsiyon süt ve ürünlerinin tüketimi öneriyoruz.”

SEKİZ HAFTA BOYUNCA GÖZLEMLEDİLER

Prof. Dr. İnanç, ayrıca sekiz hafta süren ve belirli bir beslenmenin uygulandığı “Hipertansiyonu Durdurmak Üzere Besinsel Yaklaşımlar” (DASH) çalışmasında, yağsız ve az yağlı süt ürünleri içeren, meyve ve sebzeden zengin, yağdan ve kolesterolden yoksun proteini hafif artırılmış bir diyetle, erişkinlerde kan basıncının 5.5/3.0 mmHg düşürüldüğünün görüldüğünü kaydediyor.
-- sponsor içerik --

---

Aile Hekimliği Aciline Başvuranlara Devletten Teşvik!

Aile Hakimliği Aciline Başvuranlara Devletten Teşvik!

Devlet hastanesinin aciline başvurmayıp önce aile hekimliğinin aciline başvuran vatandaşlara, bir sonraki gün özel hastane polikliniğinde katkı payı yok. 4 ilde pilot uygulama başladı

Devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için bir dizi tedbir geliştiren Sağlık Bakanlığı, aile hekimliklerine başvuruların artması için “muayene” teşviki getiriyor.

UYGULAMA İSTANBUL, MALATYA, BARTIN VE EDİRNE'DE BU YIL BAŞLIYOR

Milliyet gazetesinden Önder Yılmaz'ın haberine göre; devlet hastanelerinin acillerine başvurmayıp önce aile hekimliklerinin acil servisine başvuran vatandaşlar, bir sonraki gün özel hastanelerdeki poliklinik muayenelerine katkı payı ödemeyecek. Pilot uygulama Malatya, Bartın, Edirne ve İstanbul’da bu yıl başlatılacak.

Sağlık Bakanlığı devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için bir dizi tedbiri uygulamaya sokmuştu. Bu kapsamda aile hekimlikleri de 2019’dan itibaren bünyelerinde oluşturulacak mini acil servislerinde gece 23.00’e kadar acil hasta muayenesi yapacak. Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde 1. basamak olarak derecelendirdiği aile hekimliklerine başvuruların artması için yeni bir teşviki hizmete sokacak.

KATKI PAYI DÖNEMİ TARİHE KARIŞACAK

Eğer acil hastaları, ikinci basamak olarak derecelendirilen devlet hastanelerinin acil servislerine başvurmayıp önce aile hekimliklerindeki acil servislere başvururlarsa, bir sonraki gün özel hastanelerdeki poliklinik muayenelerine katkı payı ödemeyecek. Yani özel hastanelerin muayeneden aldıkları yüzlerce TL’lik katkı payı dönemi tarihe karışacak. Vatandaş, kabarık faturalarla yüz yüze kalmazken devlet hastanelerinin iş yükünün önemli kısmı da özel hastanelere kaymış olacak. Uygulama devlet hastanelerinin poliklinik muayeneleri için de geçerli olacak. Önce aile hekimliğinin aciline başvurduğu kayıtlarda görünen hastalar bir sonraki gün devlet hastanelerinin poliklinik servislerine katkı payı ödemeyecek.

UYGULAMA BAŞARILI OLURSA SENEYE TÜM TÜRKİYE'DE YAYGINLAŞACAK

Düzenleme devlet hastanelerinin acil servislerine de nefes aldıracak. Basit tıbbi yöntemlerle tedavi edilebilecek hastalıklar aile hekimliklerinin acil ünitelerinde iyileştirilirken, aile hekimleri gerekli görürlerse poliklinik tavsiyesinde bulunacak. Bu sayede aile hekimliklerine görünmeden devlet hastanesi polikliniklerine başvuruların sayısında ciddi azalma gerçekleşecek. Bu sayede hem devlet hastanelerinin acil servisleri hem de poliklinik muayenelerinde doktor başına düşen hasta sayısı önemli ölçüde düşecek. Pilot uygulama Malatya, Bartın, Edirne ve İstanbul’da bu yıl başlatılacak. Başarılı olunması halinde 2019’da tüm Türkiye’de yaygınlaştırılacak.
-- sponsor içerik --

---

Pasaport ve Ehliyetler Nereden Çıkartılacak?

Pasaport ve Ehliyetler Nereden Çıkartılacak?


Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen pasaport ve sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne devredildi. 2 Nisan yani yarından itibaren çipli kimlik kartlarının yanı sıra ehliyet ve pasaportlar da Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden verilecek.

Merkezi Mersin'de bulunan E-Nüfus Sendikası Genel Başkan Ali Kart, 2 Nisan 2018 tarihi itibariyle çipli kimlik kartlarının yanı sıra ehliyet ve pasaportların da Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne devredileceğini hatırlatarak, işlemlerde yetersiz altyapı ve iş yükü nedeniyle büyük sorun yaşanacağını savundu.

Kart, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, sendika olarak özellikle aylar öncesinden nüfus müdürlüklerinin personel açığı ve fiziki alt yapı eksikliklerine dikkat çekmelerine rağmen, henüz eksikler tamamlanmadan devir işlemine geçildiğini söyledi.

"ŞİKAYETLER ARTACAK"
Normal iş ve işlemlerin yanında çipli kimliğe geçilmesiyle birlikte nüfus müdürlüklerinde yoğunluğun devam ettiğini kaydeden Kart, "Bunun yanına şimdide pasaport ve ehliyet işlemleri ekleniyor. İlk bakışta vatandaşa tek elden işlem yapma kolaylığı gibi görülse de saatlerce sıra beklenerek yapılacak işlemden olumlu bir geri bildirim alınamayacağı aşikardır. Vatandaşın mutlu olması bir yana şikayetlerde artacaktır" dedi.

BAKAN SOYLU: VATANDAŞIN HAYAT AKIŞINI KOLAYLAŞTIRACAK
Geçtiğimiz hafta pasaport ve sürücü belgelerine ilişkin iş ve işlemlerin devir töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, "2 Nisan'dan itibaren tüm bu işlemler için ilçe nüfus müdürlüklerimize başvuru yapılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı, pasaport ve sürücü belgesi işlemleri aynı yerde yapılacağından vatandaşımızın birden fazla belge için başvuru yapması gerektiğinde ayrı ayrı belge sunmak zorunda kalmayacaktır. Ayrıca ehliyetin, nüfusun, pasaportun verilerini bilgi için kullanabilme imkanına da sahip olabilecektir.
Hürriyet

-- sponsor içerik --

---

Dut Yaprağı Mucizelerinden Haberdar Olun!

Dut yapragi faydalari

MUCİZENİN ADI: DUT YAPRAĞI. Sütten 25 kat fazla kalsiyum, ıspanaktan 10 kat fazla demir içerir. Şeker sorununa gösterdiği fayda akıl almaz derecededir. Ucuz ( Bedava ) olduğu için saatlerce reklamı yapılmadığından bilinmiyor….

Dut yaprağı en az dut meyvesi kadar sağlık açısında önemli faydaları olan bir yapraktır. Dut yapraklarının kaynatılarak elde edilen çayı bir çok hastalığın tedavisinde kullanılır. Dut yaprağı çayının yapılması dışında da çeşitli kullanım alanları bulunuyor. Bunlara bir göz atalım.

Dut yaprağı ile hazırlanan çay egzama tedavisinde de kullanılır. Karaciğer hastalıklarının tedavisinde günde 3 bardak dut yaprağı çayı içilmesi tavsiye edilir. Günde 2 bardak dut yaprağı çayı içmek vücuda zindelik ve direnç sağlar.


Yapılan araştırmalara göre dut yaprağından elde edilen özütün fil hastalığına karşı şifalı olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca diş ağrılarına karşı gargara yapılarak kullanıldığında ağrıları giderici özelliğe sahiptir. Dut yaprağı çayının bir önemli özelliği de rahatlatıcı etkiye sahip olma
sıdır. Zihnin ve bedenin gevşemesinde yardımcıdır.

Dut Yaprağı Çayı Nasıl Hazırlanır? Malzemeler: 2 yemek kaşığı kurutulmuş dut yaprağı, 1 litre su

Dut Yaprağı Çayı Hazırlanışı: 1 litre kaynamış olan suyun içerisinde 2 yemek kaşığı kurutulmuş dut yaprağı konulur. Bu şekilde yaklaşık 2 saat demlenmeye bırakılır

Demleme işlemi bittikten sonra çayınızı süzün ve gün içerisinde bu çayı aralıklarla içerek tüketin. Özellikle yemeklerden önce içildiğinde fayda sağlamaktadır.
-- sponsor içerik --

---

Bebekler Hakkında Bilmediğiniz Bilgiler



Bebekler, 4 aylık olana dek tuzun tadını alamazlar. Bu gecikmenin sebebi, sodyumu bu dönemde işlemeye başlayan böbreklerin gelişimidir.

Yeni doğan bir bebeğin vücudunda yaklaşık bir bardak kadar kan bulunur.

Yetişkinlerde 206 adet kemik bulunur. Bebekler doğduklarında ise kemik sayıları 300’dür. Bebek büyüdükçe kemikleri birleşerek yetişkinlikte 206 sayısına ulaşır.

Bebekler bir şeye ihtiyaç duyduklarında çığlık atar ya da inlerler; ancak ağlamazlar. Çünkü ilk üç hafta boyunca gözyaşı üretemezler. Gözyaşı kanalları henüz tam olarak gelişmemiştir. Gözlerini sağlıklı tutacak kadar nem üretirler; ancak birkaç hafta boyunca gözyaşı akıtamazlar.

Yeni doğan bebekler, kafalarını soldan çok sağa doğru çevirmeye eğilimlidirler.

Bebeklerin doğumda dizkapakları yoktur. Dizkapakları, 6. aya dek tamamen gelişmez.

İç kulak, doğumdan önce tamamen gelişen tek duyu organıdır. Gebeliğin ortalarında yetişkin boyutlarına ulaşır.

Yeni doğan bir bebek, yaklaşık 20 dakikada bir idrarını yapar; altıncı aya ulaştığında ise hemen hemen her saat.

Bebekler rahimdeyken, annelerinin hormonlarını alırlar. Bu yüzden doğumdan sonra, vücutlarında biraz östrojen olur. Kız bebekler biraz süt salgılar ve hatta mini bir regl tecrübe ederler. Bazen meme uçlarından kan sızar. Dehşet verici; ama gerçek.

Bebeklerin yaklaşık yüzde 80’i bir tür doğum lekesi ile dünyaya gelir.

Bir bebek, doğumda annesinin kokusunu ve sesini tanıyabilir. Annesi ile diğer yetişkinler arasındaki farkı görebilmesi ise birkaç haftayı bulur.

-- sponsor içerik --

---

Kuru Soğanın Dıştan Kullanıldığında 4 Faydası...

Kuru Soğanın Dıştan Kullanıldığında 4 Faydası... 

Soğan, içerdiği besin ve elementler sayesinde sağlığa çok faydası olan ve yılın her mevsiminde bulunması kolay olan bir şifa kaynağıdır.

Kanserle mücadeleden cilt sağlığının korunmasına, enfeksiyon hastalıklarının tedavisinden zayıflamaya birçok hastalıktan korunma ve tedavisi için çok fayda sağlar.

Soğanın şifa gücü: Sağlık ve güzellik faydaları

Soğan, içerdiği besin ve elementler sayesinde sağlığa çok faydası olan ve yılın her mevsiminde bulunması kolay olan bir şifa kaynağıdır.

Kulak enfeksiyonu için soğan

Bir soğanı yarıya kadar dilimleyin ve sadece son 2-3 halka kalana kadar iç katları dışarı atın. - Soğanı, sıcak ve hafif derecede buharlaşıncaya kadar, yaklaşık 15 dakika boyunca 300 derecede fırında ısıtın.

Saç uzamasını hızlandırır-1

Bir soğan suyunu alın. Bir çay kaşığı bal ekleyin. İsteğe bağlı olarak, lavanta yağı gibi birkaç damla uçucu yağ ekleyin. Bu karışımı kafa derinize masaj yapın.

Saç uzamasını hızlandırır-2

Saçınızı bir duş başlığı ile örtün ve bir gece veya en az 1 saat bekletin. Ertesi sabah saçlarınızı durulayın, ardından her zamanki gibi şampuanla yıkayın. Birkaç ay boyunca ya da sonuçlardan memnun kalana kadar haftada 2 veya 3 kez bu saç tedavisini uygulayın.

Cerrahi izlerin yok edilmesini sağlar

Soğan, cerrahiden veya sadece tipik (ancak rahatsız edici) gerginlik işaretlerinden kaynaklanabilen belirli izlerin önlenmesi için çok etkili bir çare olabilir. Üç gram tuzu on gram bulaşık sabunu ile karıştırın. Onları eşit boyutlarda yapmaya çalışarak soğanları çok küçük parçalar halinde kesin. Tuz ve sabun karışımını ilave edin ve iyice karıştırın. Karışımı yaklaşık on beş dakika boyunca bir su banyosuna koyun ve karıştırmaya devam edin. Beş dakika kadar karıştırın. Geride kalan sıvı soğan özüdür. Bu soğan özünü yara alanlarına günde bir kez uygulayın. Not: Cildinizin reaksiyonlarına dikkat edin ve kırmızılaştığını fark ederseniz veya benzeri bir şey yaparsanız derhal tedaviyi durdurmalısınız.
-- sponsor içerik --

---

Aspirin Kullanma Kılavuzu - Aspirinin 13 Faydası...

Aspirin Kullanma Kılavuzu - Aspirinin 13 Faydası...

Çocukluğumuzdan bu yana evlerimizde en çok kullanılan ve birçok rahatsızlık için ilk başvurulan ilaç aspirin olmuştur. Ancak siz aspirini sadece baş ağrısı ilacı olarak biliyorsanız yanılıyorsunuz.

Aspirini genellikle sağlık için ilaç olarak kullanıyoruz. Oysa aspirinin kullanıldığı alan, içindeki etken maddenin özelliği sebebiyle çok fazladır. Arabanızın aküsünden, saç rengine, nasırlarınızdan giysilerinize kadar birçok alanda kullanabilirsiniz.

Ter lekelerini giderir

4 adet aspirini ezerek bir miktar su ile karıştırın. Daha sonra kovanızı su ile doldurup aspirinli suyu da ekleyin ve terden dolayı sararmış beyaz gömleklerinizi veya bluzlarınızı kovaya koyup 1 saat bekletin ve daha sonra normal yıkama yapın.

Pürüzsüz bir cilde sahip olmanızı sağlar

Cildinizdeki ölü derilerden arınmak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak istiyorsanız 2 adet aspirini ezin ve yarım limon suyu ve 1 çay kaşığı karbonat ile karıştırın. Karışımı dairesel hareketler yaparak cilde uygulayın 20 dakika bekletip ılık su ile durulayın. Bu işlemi haftada 2 kere yapın şaşırtıcı sonuçlar elde edeceksiniz

Çiçeklerin ömrünü uzatın

Vazonuzda bulunan kesme çiçeklerin ömrünü uzatmak istiyorsanız su koyduktan sonra ezilmiş aspirin ekleyin. Ardından çiçeklerinizi yerleştirin.

Otomobil akünüzü canlandırın

Otomobiliniz çalışmıyor ve sorun aküden kaynaklanıyor ise çözüm çok basit. Akü içine 2 adet aspirin atabilirsiniz. Aspirin asetilsalisilik üreterek aküdeki sülfürik asit ile birleşecektir. Böylece akünüz size en yakın servise götürecek kadar gidecektir.

Sert nasırlara kullanın

Ayaklarınızın sertleşen bölümlerini veya nasırlarınızı aspirin yardımıyla yumuşatabilirsiniz. 5-6 aspirini toz haline getirin. Yarım kaşık limon suyu ve biraz su ekleyerek hamur yapın ve bunu nasırın üzerine sürün. Karışım ayağınızda 10 dakika kaldıktan sonra pozta taşı ile sert olan bölgeyi veya nasırı ovun. .

Saç renginizi sabitleyin

Yüzme havuzuna gidenler bilir. Suda bulunan klor bir süre sonra saç rengini bozar. Özellikle boyalı saçların açılmasına neden olur. Bunu önlemek için ılık bir bardak suyun içine 6-8 aspirini koyun ve eritin. Bu çözeltiyi saçlarınıza sürün ve iyice ovalayın. 10-15 dakika bekledikten sonra saçınızı yıkayabilir ve havuza girebilirsiniz.

Kıl batıklarını yok eder

Vücudunuzda oluşan kıl batıklarını yok etmesi için 3 adet aspirini bir kapta az miktar su ile macun haline getirin ve kıl batıklarının olduğu bölgeye yine dairesel hareketler yaparak uygulayın ve 10 dakika bekletip yıkayın bu işlemi haftada bir yapın.

Yüzdeki lekeleri giderir

Yüzünüzdeki lekeleri gidermek için 2 adet aspirin elma sirkesi ile macun haline getirin ve cildinize uygulayın ve dairesel hareketlerle hafifçe ovma işlemi yapın 10 dakika bekletip cildinizi durulayın.

Yaşlanma ve kırışıklıklara karşı

4 adet aspirini ezin ve su ile macun haline getirip cildinize uygulayın. Haftada 2 kere uygulayabilirsiniz.

Sivilcelerinizi kurutun

Bazen ergenlikte, bazen de ergenlikten sonra bile sivilcelerle savaşıyor olabilirsiniz. Yüzünüzün herhangi bir yerinde sivilce çıkacağını hissederseniz, tek bir aspirini kırın biraz su ile macun haline getirin. Ve sivilcenin çıkacağı bölgenin üzerine sürün. Hem kızarıklığı hem de acıyı alacaktır.

Kepek sorununuzu çözün

İki aspirini kırın ve toz haline getirin. Saçınızı şampuanladıktan sonra asprin tozunu saçınıza dökün ve şampuanla birlikte karıştırın. 1-2 dakika saçınızda şampuan ve toz aspirini tutun. Ardından saçınızı yıkayın. Kepeklerinizin azalmaya başladığını göreceksiniz.

Böcek sokmaları için kullanın

Sinek veya arı sokmasına karşı da aspirin kullanabilirsiniz. Böceğin soktuğu yeri biraz ıslatın ve aspirin sürün. Eğer arı soktuysa, arı alerjisine karşın dikkatli olun.

Bahçe bakımında kullanın

Aspirin sadece sizin için değil, bahçeniz için de çok büyük yardımcıdır. Toprak mantarının tedavisi için aspirin kullanabilirsiniz. Su ile karıştırarak toprağa dökebilirsiniz. Ancak bitkileriniz için dikkat etmeniz gereken nokta, aspirin bitki yanıklarına yol açabilir.

Bunun için bir litre suya 1 aspirinden daha fazla koymayın.

Giysilerinizden yumurta lekelerini çıkarın

Üzerinize yumurta sıçradıysa öncelikle yumurtayı giysiden alın ve süngerle silin. Eğer leke çıkmazsa tartar krem, su ve ezilmiş aspirini karıştırın. Karışımı lekenin üzerine sürüp 30 dakika bekleyin. Sonrasında sıcak su ile durulayın.
-- sponsor içerik --

---

Kuru İnciri Bu Şekilde Yemek Zarar Veriyor!

Kuru İnciri Bu Şekilde Yemek Zarar Verior!


Yüksek oranda besin lifi içermesi ve bu sayede başta kabızlık olmak üzere çeşitli sindirim sorunlarına, cilde ve sinir sistemine iyi gelmesi gibi çok sayıda yararı bulunan incir aynı zamanda lezzetli bir yiyecektir. Fakat mucize besin denilen incirin sağlığımızı tehlikeye atmaması için çok dikkat edilmesi gerekiyor.

7’den 70’e severek tüketilen, reçelinden hoşafına ve tatlısına kadar farklı şekillerde tüketilen incirin özellikle kurutulma şekli ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

İncirin yararları

İncir vitamin, mineral bakımından zengindir. Bağırsaklarımızı temizler, gün içinde yorgunluğu alır enerjimizi yeniler. Bağırsak tembelliğine iyi gelir. Akne, boğaz ağrısı ve ağız yaralarında çok faydalıdır. Kolesterol ve meme kanserinin iyileştirilmesine destek verir. Kan şekeri dalgalanmalarını önler, kilo vermeye yardımcı olur, günlük demir ihtiyacının karşılanması için birebirdir. Diyabet ve kemik sıhhatinin korunması açısından mucize bir besindir.

Sıvı peroksitli kuru incire dikkat

Türkiye’de incirin en kalitelisinin yetiştiği yer olarak Aydın bilinir. Burada yüzlerce işletme ve tesis var. Aydın’da yetişen incirler yine bu ildeki tesislerde işlenip bozulmadan satışa uygun hale getirilmesi için hazırlanıyor. İncir iki şekilde bu hale getiriliyor. Birincisi incir tesislerde mor ışığın altından geçirilip hastalık olup olmadığının kontrolü yapılıyor. Hastalık varsa ayrılıyor.

Kalan incirler “bandırma” bölümüne alınıyor. Sıvı peroksitin de içinde olduğu bir likite batırılıyor. İşte dikkat edilmesi gereken nokta da burada başlıyor.


Kuruyemişçilerde gördüğümüz piyasalarda satılan kabukları beyaz tertemiz incirden uzak durulması gerekiyor. Peroksite bandırma işlemi yapan işçilerin sıkça sağlık sorunu yaşadığını, zehirlenme vakalarının görüldüğü, solunum güçlüğü çektikleri bilinmektedir. Zaten herhangi bir ilaç kullanmadan incirin bu şekilde beyaz veya açık krem renginde kalması mümkün değildir.

Geleneksel yöntemle incir kurutma sağlıklı

Tesislerdeki işlemlerin dışında incirin en sağlıklı şekilde kurutulduğu yöntem geleneksel halidir. Bu yöntemde incir, koparılmadan ağacın başında burkulur.

Ağacın özsuyu ile ilişiği kesilen bu incirler yedi gün sonra suyunu hayli kaybetmiş, yarı kurumuş şekilde ağacın dibine düşer. Düşen incir toplanır, birkaç gün güneşin altındaki sergilerde bırakılır.

İyice buruşmaya yüz tuttuğunda bakır kazanlarda küllü su kaynatılır. İçine bir avuç kaya tuzu atıldıktan sonra incirler bu suya birkaç dakika batırılır. Çıkarıldıktan sonra iki bez arasında suları alınır, damlara çarşaflar serilir ve incirler buralarda kurumaya bırakılır.

Bir hafta kadar da burada kaldıktan sonra kuru kekik ya da defne ile harmanlanıp “kulaklı” denen sepetlere bastırılır. Kekik ve/veya defne yaprağı kurtlanmayı, böceklenmeyi engeller. Tuz oranı biraz daha arttırılabilir bazen daha güvenli olması için. Tadı size tuhaf gelebilir, çözümü çok basit: Yiyeceğiniz kadar inciri sudan geçirip kaseye koyarsınız o kadar.

Kuru incirdeki küfe dikkat!


Kuru incirdeki bir başka dikkat edilmesi gereken nokta ise küf olayıdır. Küf nemli ve sıcak ortamlarda üreyebilen, mantar sınıfına ait olan bir mikroorganizmadır. Üremelerindeki en önemli etken ise sudur. Özellikle kuru bir üründen söz edildiği için su ilk düşünülmesi gereken unsurdur. Ortamın nemi ve sıcaklığı arttıkça küf gelişimi artmaktadır. Asıl problem ise küflerin oluşturduğu toksin maddelerdir. Mikotoksinler bu maddelerdendir ve insan sağlığına ciddi zararları bulunmaktadır. Ölüme de neden oldukları bilinmektedir.


Hasat, kurutma, depolama gibi aşamalar içeren bu üretimde toksin maddelerin oluşumu kurutma ve depolama aşamalarında gerçekleşmektedir. Bu aşamada nem ve sıcaklık kuru incirin kalitesini ve küf gelişimini etkileyen en önemli faktörlerdir. Örneğin eğer bol yağış alan bir zamanda kurutma gerçekleştirildiyse muhtemelen küf gelişimi artmış ve incirin kalitesi düşmüştür. Depolama da aynı şekilde nem ve sıcaklık değerleri uygun bir şekilde ayarlanarak gerçekleştirilmelidir.

Zamandan tasarruf için uygun iklim koşulu beklemeden ya da uygun koşullar ayarlanmadan yapılan kuru incir üretimi insan sağlığında önemli etkiler yaratabilmektedir. Ruhsal bozukluk, kanser, ödem ve ölüm gibi birçok probleme sebebiyet veren toksin maddelerin oluşumunu engellemek için kuru incir gibi su oranı düşük ürünlere üretimde gereken hassasiyet gösterilmelidir.
-- sponsor içerik --

---

Şampuana Şeker Ekleyip Saçınızı Yıkarsanız...

Şampuana Şeker Ekleyip Saçınızı Yıkarsanız...

Saç, kadınlar için güzel görünmenin ilk şartlarındandır. Bu nedenle, saçların görünümü ve bakımına büyük titizlik gösterir. Konu kadın ve güzellik olunca, saç ve şeker ikilisinden bahsetmek istiyoruz.

Şampuan, banyo malzemeleri arasında en titiz davrandıklarımızdan, en popüler olanlardandır. Farklı renk ve boyutlarda onlarca şampuan arasından içeriğine bakarak seçer ve saçımızı en doğal ve sağlıklı olanla temizlemeye çalışırız.

Bu çerçevede uzmanların saç için şeker önermesi de bir süredir gündemde.

Şampuana bir kaşık şeker ekleyin

Şekerin vücut sağlığı için olumsuz etkileri sık sık dile getirilse de saça olan faydası şişi şaşırtabilir. İngilizler tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şampuanımıza bir kaşık şeker eklemek saçlarımızı daha canlı, temiz ve sağlıklı yapıyor.

Şekerli yöntemin faydası

Marie Claire'e konuşan dermatologların önerisine göre, saçınızı yıkadığınız şampuanın içine bir kaşık şeker atın ve saç diplerinize masaj yaparak uygulayın. Bu yöntem saç derisindeki yapışkan maddeyi temizlerken diğer yandan da ölü derileri saçınızdan atarak saç bakım kremlerinin daha etkili şekilde saçınıza nüfuz etmesini sağlıyor. Bu yöntemle, saçınızı derinlemesine temizlerken daha fazla nem de elde ediyorsunuz.

Nasıl uygulanacak?

Şeker ile saç bakımını şu şekilde uygulayabilirsiniz. Öncelikle, nemlendirici şampuanınızın içine bir kaşık şeker ekleyin ve saçınızı bununla yıkayın. Saç derinize yumuşak hareketlerle masaj yaparak şampuanı uygulayın ve birkaç dakika bu şekilde bekleyin. Ardından da saçınızı durulayın.


Şeker şampuanla birlikte, saçınızın daha parlak, canlı, temiz ve nemli olmasını sağlarken, saç derisine de peeling yapacak ve yağlanmayı önleyecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu, bu uygulamayı her yıkamada değil, dört yıkamada bir şeklinde yapmanızdır.
-- sponsor içerik --

---